03.23.08
Yollar, Şehirler ve Diğer(ler)im…
Angelus
“Düşünüyorum da…
Soğuk bir tren garında doğmuş olmalıyım ben.
Sebep-Son/uç arası yapılan her seferde dönüş bileti olmayan kimsesiz yolcuların kompartımanlarında ölü bulunduğu, tenleri kadar soğuk bir tren garında…
Başka türlü açıklayamıyorum uzaklara sevdamı…
Hem sana, hem diğerlerine ve hep kendime uzak sevdamı!”
……………………..
Yolları, şehirleri, istasyonları ve diğerlerini herhangi bir sebepten geçiyorum şimdi…
Son/uçta sana yazıyorum…
Biliyor musun, dönüş biletim de yok! Ruhumu, sıkışıp kaldığı bu kompartımandan çekip çıkaracak kimsem de… Yok!
Oysa huzurlu bir dinginlikti senden öncesi…
Etrafımda tatlı ninniler söyleyerek uçuşan meleklerin kanatlarını kopardığımda,yani uykusuz gecelere ilk uyanışımda tanıdım seni…
Seslerin çengelli uçlarını birbirine iliştirmeyi yeni yeni öğreniyordum oysa, bitmeyecek bir yokluğun, yoksunluğun ve suskunluğun habercisiydi çocuk ağzımda yuvarladığım adın…
Adın vardı…
Sen yoktun…
Sen yoktun…
Sessizlik vardı…
Karanlıktı…
Sen yine yoktun…
Ben gölgemle oynuyordum…
Güneş doğar doğmaz başlayan koşuşturmacanın içinde, her seferinde soğuttuğun kahve fincanın etrafına dolanmış, parmaklarına değmeyi bekliyordum ve sen her seferinde sıcak bir fincan kahve istiyordun birilerinden…
Yoruluyordum…
Uykuyla ağırlaşan omuzlarına çöküyordum, biraz soluklanmak için…
Taşıyamıyordun… Yumuyordun gözlerini.
Arsız çocuklar gibi aralıyordum göz kapaklarını, boşluğa bakıyordun…
Başka seçeneğim kalmıyordu, rüyana sızıyordum… Uyanıyordun!
Bitiyordum…
……………………….
Sonra yollar… Sonra şehirler, istasyonlar ve diğerleri(m)… Gelmiyordu…
Çünkü dönüş biletim yoktu…
Herhangi bir sebepten gelmiştim sana…
Son/uçta “bir kez daha” dedim…
Ama dönüş biletim yoktu…
Biliyordun!
………..