Bilgi Sozluk'te ogrenmek istediginizden daha fazla $ey var!
Bilgi Sozluk

04.22.07

1 Mayıs Hazırlıkları

Posted in SAYI 21 at 22:53 yapan Editor

Yazan: ya basta viva zapatista
¼br />
1 Mayıs İşçi Bayramı bu sene de her seneki gibi yoğun bir tartışma ve gerginlik süreciyle kutlanmayı bekliyor. 1977’de Taksim’de CIA ve yerli kontrgerilla tarafından katledilen insanlarımız için bu sene 1 Mayıs’ın 30. yılı olacak. Bu nedenle Türkiye işçi sınıfının en önemli sendikası olan DİSK eylem için Taksim’i işaret etti. DİSK’in bu çağrısına KESK, TTB, TMMOB, ÖDP, TKP ve diğer sol parti ve fraksiyonlar destek verdiler.
¼br />
Tüm dünyada 1 Mayıs, şehirlerin kalbinde, en büyük ve merkezi alanlarında yapılmakta. Türkiye’de de Taksim’in emekçiler için hem manevi hem de merkezi olması açısından büyük bir önemi var. Fakat devlet emekçilere resmi bayram bile yapmadığı bu günün istenilen yerde kutlanılmasını dahi çok görüyor. İstanbul Valisi Muammer Güler 12 Eylül generallerini aratmayacak şekilde DİSK ve destekçi örgütleri tehdit ediyor: ‘’sonuçlarına katlanırsınız’’ diyor.
¼br />
Tabi ülkemizde demokrasi, insan hakları ve benzeri kavramlar gösterişin dışında bizzat devlet tarafından kanıksanamadığı için bu olanlara yıllardır emekçilerin yanında mücadele verenler olarak şaşırmıyoruz. Ancak şaşırdığımız husus Taksim’in yalnızca ve yalnızca emekçilere ve solculara kapatılıyor olması. İstanbul’da yaşayanlar bilirler, her türlü bayramda, kutlamada, maç sonralarında, tanıtımlarda, sağ görüşlü partilerin eylemliliklerinde burası kullanılabilmektedir. Bu kutlamalar tabiî ki olması gerektiği şekildedir, itirazımız onlar neden kutluyor değildir. İtirazımız bu alanın devletlûmuz tarafından bir tek emekçi kitlelere kapanmasıdır. İstanbul Valiliği’nin miting (açık hava toplantısı) için gösterdiği alanlar şehrin dışında olan yerler, otobanlar veya Kadıköy iskelesi gibi oldukça dar ve emekçi kitlelerin talep etmediği yerler oluyor. Bunun temel nedenini de asayiş ve benzeri bizzat devletin temin etmek zorunda olduğu gerekçelerle açıklıyorlar. Devletin yasaklayıcı değil, asayişi sağlama adına önleyici olma vasfını bilmeyen görevlilere emanet edilmesi zaten vahim bir durum. 1977’de katledilen insanların anılması, bayramın coşkuyla kutlanması ve sair düşünceler ne yazık ki devletimizin istediği bir şey olmuyor.
¼br />
Bu arada hafta içinde İstanbul Valiliği tarafından DİSK yöneticileri aleyhine suç duyurusunda bulunuldu. Hani şu Hrant Dink’i öldürülmeden önce davet eden,  kim olduğu hala belli olmayan istihbarat elemanlarınca tehdit ettiren, alelacele örgüt bağlantısı yok, koruma talebi yok açıklamaları yapan, İstanbul’un hizmet verme anlamında hiçbir sorununa çözüm üretemeyen, anayasa hukukçusu İbrahim Kaboğlu’nun koruma talebini reddeden, gösteriş ve açılış dışında adını duymadığımız kurum varya işte o. İşimize gelince demokrasiye dem vurup, işimize gelmeyince 12 Eylül cuntacıları gibi sözleri sarf etmek, yasaklar getirmek sözde demokratlığa selam etmenin dışında bir anlam ifade etmiyor. Perhiz ve lahan turşusu mu geldi aklınıza, benimde… Topluma karşı DİSK, KESK gibi Türkiye’nin aydınlık yüzü olan örgütleri suç isnad ederek veya onları uzlaşmaz, akıllanmaz, tukaka göstermek vicdanen de rahatsız edici geliyor.
¼br />
Tüm bunlar olurken Türkiye’nin bir başka işçi konfederasyonu Türk-İş 1 Mayıs için Kadıköy’ü kutlama alanı olarak talep etti ve bu talep uygun görüldü. Türk-İş’in yıllardan beri devletle kendi sınıfının hakları için dahi karşı karşıya gelmediği, işçilerin haklarından ödünler vererek sınıf mücadelesini gerilettiğine şahit oluyoruz. Zaten devlet eliyle kurulan bir sendikanın bu yaklaşımını da normal karşılıyoruz. Ancak ‘’bizim de gönlümüz Taksim meydanından yanadır’’ açıklamalarını, DİSK’e destek vermedikleri ve sınıfı böldükleri için samimi bulmuyoruz. Sendikal hareketin, sosyal, ekonomik hakların alabildiğine gerilediği bir dönemde bunu meşru görmek akla, vicdana ters bir durum. Tabi 1 Mayıs’ı başka bir alanda kutlamayı teşvik etmek de ilgili sendikanın kendi bileceği bir durum. Ancak sınıfsal anlamda yaşanılan yabancılaşmanın ve sermaye sınıfı aleyhine verilen tavizlerin sendika ağlarını da nereye götüreceği belirsiz.
¼br />
2007 1 Mayıs’ında da emekçilere ve demokratlara Taksim’i kutlamalar için işaret ederek yazımızı tamamlayalım. Tüm suçlamalara, baskılara, ötekileştirmeye ve yapılan valilik açıklamalarına karşın orada on binleri yüz binler yapmaya gayrete delim. Unutmamak gerekiyor ki ‘’özgür bir ülkenin özgür çocukları olmanın yolu, felaketler ülkesinin fena çocukları olmaktan geçiyor’’. 21 Nisan 2007
¼br />
*Bu yazı 21 Nisan 2007 tarihinde yayımlanmıştır.

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.

Bu sayfanin toplam okunma sayisi. 366
Bu sayfayi $u anda okuyan ki$i sayisi. 1
Bu sayfayi ayni anda okuyan en cok ki$i sayisi. 3
Bu sayfanin bugune ait okunma sayisi. 0
Bu sayfanin en son okunma tarihi. 2008-07-21 17:21:41
Toplamda en cok okunan yazilar. Bugun en cok okunan yazilar. Bu ay en cok okunan yazilar. Bu hafta en cok okunan yazilar. Gecen hafta en cok okunan yazilar. Toplamda en cok okunan sayfalar. Bugun en cok okunan sayfalar. Bu ay en cok okunan sayfalar. $u anda okunan yazilar. $u anda okunan sayfalar.