Bilgi Sozluk'te ogrenmek istediginizden daha fazla $ey var!
Bilgi Sozluk

12.29.06

Türkiye’de İnsan Hakları Mücadelesi

Posted in SAYI 5 at 23:22 yapan Editor

Yazan: ya basta viva zapatista

Geçen haftaki yazımızda insan hakları kavramına kısaca değinmeye çalışmıştık.Kısa değinmeye çalışmıştık ,çünkü bu kavramın çok çeşitli yorumları (liberal, sosyalist, mufazakar vb) olduğu herkesin malumuydu.Ayrıca ilerleyen haftalarda İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (İHEB) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’ndeki hakları uluslararası meşru anlaşmalar temelinde ayrıntılarıyla inceleyebiliriz diye düşünmüştüm.Zamanımız oldukça bu konulara da değinmeye çalışacağız.Ancak öncelikle ülke ve dünya gündemini meşgul eden temel insan hakları ihlallerini incelemek önümüzdeki haftalar için daha ufuk açıcı olacaktır diye düşünüyorum.

Bu hafta Türkiye’deki insan hakları mücadelesinde pratikleri ele alıp incelemeyi düşündüm.Bu amaçla öncelikle ülkemizdeki ulusal ve uluslararası insan hakları örgütleri hakkında biraz bilgi vermenin faydalı olacağına inanıyorum.Belki onları tam olarak tanımadığımız için yanlış kanaatlerimiz oluyor veya pratiklerini bilmemiz de çok bir anlam ifade etmiyor.

Öncelikle geçen yazımızın sonunda kısaca anlattığımız İnsan Hakları Derneği (İHD)’ne değinmek anlamlı olacaktır.İHD bırakınız bir insan hakları örgütü olmayı 12 Eylül faşist rejimi sonrasında 17 Temmuz 1986 yılında kurulan -yanılmıyorsam- ilk dernek olması ile de demokrasi ve insan hakları tarihimizde yerini almış bir örgüttür.İHD 98 insan hakları savunucusu tarafından kurulmuştur.Bu kurucu üyelerin bir kısmı (Emil Galip Sandalcı, Aziz Nesin, Mehmet Ali Aybar gibi) bugün aramızda yoktur.Kuruluşuyla beraber örgüt üyeleri ciddi tehditler ile baş etmeye çalışmış, örgüte ve yöneticilerine 400′ün üstünde dava açılmış, çeşitli kereler örgüte ve üyelerine saldırılar düzenlenmiş, bu saldırıların bazılarında 14 üst düzey yöneticisi hayatını kaybetmiştir.Tabi İHD sürecini 1995 sonrası ve öncesi diye ikiye ayırmak çok da yanlış olmayacaktır.1995′te Akın Birdal’ın genel başkanlığa getirilmesi ve o süreçte özellikle örgütün kurucuları arasında bulunan devrimcilerin büyük çoğunluğunun içeriden çıkmaya başlayan arkadaşları ndeniyle yanlış bir düşünce sonrası örgütü kendi kaderine bırakmaya başlamaları örgütün yapısında bir değişime neden olmuştur.Ancak İHD tüm karalama ve baskılara rağmen bugün de Türkiye’nin en fazla üyeye sahip insan hakları örgütü olmayı sürdürmekte ve çalışmalarına devam etmektedir.Son dönemde üye sayısında bilinçli bir azaltmaya gitmiştir ve birçok kişiyi üyelikten çıkarmıştır.Bunun temel nedeni üyelerin insan hakları bilincinin yetersiz seviyede olması idi.

Önceki yazımızda insan hakları kavramına değinmeye çalışırken ihlale neden olan taraflardan birisinin devlet olması gerektiği üzerinde durmuştuk.İşte İHD sırf insan hakları mücadelesi nedeniyle devlet karşıtı, vatan haini gibi olmadık eleştirilere de maruz kalmıştır/kalmaktadır.Özellikle illegal örgütlere mensup kişilerin haklarını savundukları gerekçesiyle yoğun bir şiddete mağruz kaldıkları bilinmektedir.Oysaki medyada yer verilmese de İHD’nin illegal örgüt mensuplarının insani hakları dışında polislere, kadınlara, çocuklara, romanlara, cinsel yönelimi nedeniyle baskı görenlere ve sair ciddi çalışmalar, projeler ve kampanyalar yaptığı bilinmektedir.İHD yaklaşık 2-3 yıldır imajını düzeltmek için de yoğun çaba sarf etmektedir.Ayrıca İHD, merkezi Paris’te bulunan Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FİDH)’in de üyesidir.

İHD’den sonra insan hakları alanında kurulan ikinci dernek Mazlum-Der olmuştur.1991′de faaliyete başlayan örgüt özellikle mufazakar çevrelerin kurduğu bir örgüt olarak tanındı.Buna rağmen son yıllarda onlar da bu imajı değiştirme amaçlı olarak mülteci ve kadın hakları gibi alanlara daha da eğilmeyi sürdürmüşlerdir.Bugün başkanlığını avukat Ayhan Bilgen’in yaptığı örgüt üye tabanı en geniş ikinci örgüt konumundadır.

İHD sadece dernek olmakla yetinmemiş işkence görenlerin rehabilitasyonu, raporlama ve benzeri faaliyetler için Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)’nın kurucuları arasına da girmiştir.Örgüt faaliyetlerini şu şekilde tariflemektedir:

-insan hak ve özgürlükleri konusunda yayın ve dokümantasyon yapar,
-hangi nedenle olursa olsun işkence gören kişilerin fiziksel ve ruhsal tedavi ve rehabilitasyonlarına, yakınlarının ise ruhsal tedavilerine yardımcı olur,
-işkenceyi belgelemek üzere çalışmalar yürütür, işkence gören kişinin hak arama çabasına katkıda bulunur,
-işkence ve diğer insan hakları ihlallerine karşı kamuoyunu bilgilendirici ve eğitici çalışmalar yürütür,
-bilimsel araştırmalar yapar.

TİHV’de FİDH üyesidir ve genel başkanlığını uzun süredir Prof. Dr. Yavuz Önen yürütmektedir.

Tabi ki bunların dışında insan hakları alanında çalışan ulusal dernek ve vakıflar mevcuttur.Bunları örnekleyecek olursak İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD), Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), Gündem Çocuk Derneği , Sığınmacı ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) gibi.

Ülkemizde faaliyet yürüten uluslararası insan hakları örgütleri ise daha azdır.Bunların başında 1995′te İstanbul’da ilk grubunu kuran ve 2002′de resmileşen Amnesty International Türkiye Yapısı (Uluslararası Af Örgütü-UAÖ) gelmektedir.UAÖ Türkiye Yapısı mevcut olan 5 resmi grubu ve bir o kadar da girişim grubu ile yaklaşık 500 resmi üyesiyle Türkiye’de farklı bir mücadelenin örneklerini sunmaya çalışıyor.UAÖ yaklaşık 150 ülkede 2 milyonu aşkın resmi üyesi ile insan hakları mücadelesinde raporlama, lobi ve aktivizm kaynaklı olarak proje yapmadan kampanyalar üzerine çalışmalarını sürdüren bir örgüttür.UAÖ’yü tanımayanlar genelde isminden bahisle ”kimi affediyorsunuz? aftan yana mısınız?” gibi sorular sormaktadır;UAÖ af yanlısı olmamak bir yana cezasızlığında önlenmesi gerektiğini belirten bir örgüttür.Önemli olan temel insan hakları değerleri çerçevesinde adil yargılanma, fiziksel ve ussal bütünlük hakkı, düşünce  ve vicdan özgürlüğü gib temel değerlere sahip çıkmaktır. Uluslararası ve ulusal hukuka uygun hareket etmesiyle tanınan örgütün raporlamaları ,günümüzde meşruluğu tartışılan Birleşmiş Milletler raporlarını geride bırakan nitelikte öenm arzetmektedir.Örgütün belki de en büyük özelliği her dinden, inançtan/inançsızlıktan, renkten, ırktan, milletten ve en önemlisi siyasi çeşitlilikten oluşan bir yapı olmasıdır.Bu anlamda örgüt kapısını insan hakları herkes için diyen tüm bireylere açıyor.Kurucu başkanlığını Özlem Dalkıran’ın yaptığı örgütün bugünkü başkanı anayasa hukukçusu Dr. Levent Korkut.

Ülkemizde faaliyet gösteren bir diğer uluslararası örgüt Helsinki Yurttaşlar Derneği (HYD)’dir.HYD proje bazlı çalışan ve taban örgütlenmesine dayanmadan, kadrocu bir yapıda hareket eden insan hakları örgütü olarak tanınıyor.Türkiye sorumluluğunu Prof. Dr. Murat Belge yapıyor.Örgüt yurttaşlık , insan hakları ve demokrasi kavramları üzerine çalışıyor.Adından da anlaşılacağı üzere Helsinki Nihai Senedi’ndeki haklar üzerine eğiliyor.

Ele aldığımız konu (örgütler) hakkında yazılacak tonlarca bilgi içeren metin ve birçok da örgüt olduğu için uzayıp duruyor ve örgütler oldukça çeşitli şekilde (yalnız kadın, çocuk, mülteci, hukuk konulrını çalışan) sıralanıyor.Bir şekilde insan hakları mücadelesine katılmak isteyen insanlara hepsinin kapısı sonuna dek açılmış durumda, yeter ki birşeyler yapmak isteyen gönüllüler olsun.

Bu arada Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği isimli örgüte değinmeden geçmek bana yakışmaz diye düşünüyorum.Bu örgüt ilginç bir şekilde insan hakları kavramını evrensel olmaktan çıkarıp belirli bir etnik kimliğe dayamış durumda.Ayrıca belgelerinde ve yaptığı işlerde insan hakları kavramıyla uzaktan yakından alakası olmadığını her zaman gün yüzüne çıkarıyor.Bu şekilde bir insan hakları mücadelesi gelişir mi bilinmez ama ortaya konan her başarılı çalışmanın ses getirdiği ve insanlığa hizmet ettiği aşikar.

Hümanizm temelli insanların gün geçtikçe genişleyen bu alanla ilgilenmeleri bence elzem bir durum.Haftaya insan hakları örgütleri üzerine yazmaya devam edeceğiz.

İslam dinine inananların kurban bayramını ve herkesin yeni yılını şimdiden kutluyorum.Yeni yılda insan hakkı ihallerinin azalması -ne yazık ki sonlanması demek imkansız- dileğiyle…saygılar.

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.

Bu sayfanin toplam okunma sayisi. 1682
Bu sayfayi $u anda okuyan ki$i sayisi. 1
Bu sayfayi ayni anda okuyan en cok ki$i sayisi. 4
Bu sayfanin bugune ait okunma sayisi. 0
Bu sayfanin en son okunma tarihi. 2008-07-25 10:44:01
Toplamda en cok okunan yazilar. Bugun en cok okunan yazilar. Bu ay en cok okunan yazilar. Bu hafta en cok okunan yazilar. Gecen hafta en cok okunan yazilar. Toplamda en cok okunan sayfalar. Bugun en cok okunan sayfalar. Bu ay en cok okunan sayfalar. $u anda okunan yazilar. $u anda okunan sayfalar.