Bilgi Sozluk'te ogrenmek istediginizden daha fazla $ey var!
Bilgi Sozluk

03.23.08

The Eternal Destiny of Orions Vol. 3

Posted in SAYI 29 at 04:45 yapan Satolina

Serpens

 

 

Gece yarısı olmuştu ve kimse gözünü bir kere bile kapatmamıştı. İki ordu çok yakındı artık. Blacksoul, askerlerine küçük kamplar kurdurdu böylece onları dönüşümlü olarak dinlendirebilecekti. Yolda hiç duraklamamışlardı bu akşam buraya kadar gelebilmek için. Rybadian’da ise bazı klan komutanları kendi aralarında tartışmaya başlamışlardı. Bazıları; “Adamların hali perişan, hepsi bitkin durumda… Bu gece saldırırsak telef ederiz hepsini!”diye söyleniyordu. Diğerleri ise sabahı beklemenin onlar için daha iyi olacağını düşünüyordu. Kimileri ise böyle bir durumda oluşan bu anlamsız durumu sadece izlemekle yetindiler.Tartışmalar Lordun kulağına kadar gelmişti. Komutanların yanına gitti ve adeta neden kral olduğunu kanıtlarmışçasına gür bir sesle konuşmaya başladı; “Hepiniz buraya bağlılığınızı kanıtlamak için geldiniz ve hepiniz gerçekten onurlu insanlarsınız. Farkındasınız ki biz burada toplanarak kötülüğe, karanlığa karşı bir beden oluşturduk ve bilirsiniz ki bir gövde üzerinde iki baş durmaz. Ha olur diyen olursa ben onu bu gövdeden koparıp gömmesini de bilirim. Bakın ben bir karar verdim ve siz bunu tartışmakla değil yerine getirmekle hükümlüsünüz. Şimdi dediğim gibi şafağa kadar beklenecek!”

Bu sözlerden sonra gece tekrar ürkütücü sessizliğine büründü. Rybad otorite sahibi bir insandı. Tüm klan komutanları Lordun söylediklerinin üzerine tek bir kelime bile konuşamadılar. Her biri artık şafağı beklemek konusunda hemfikirdi. Bu ölüm sessizliği sert bir gök gürültüsüyle bölündü ve ardından gözleri kör edercesine çakan şimşek. Yakınlarda bir yerde yağmur yağıyor olmalıydı. Gök Rybadian için ağlıyordu. Şafağa az kalmıştı.

Hava yavaş yavaş aydınlanmaya başlıyordu. Lord Rybad yavaşça tahtından kalktı. Gece boyunca kuzeninin nasıl bu hale geldiğini düşünmüştü. Zırhının her parçasını büyük bir özenle giydi ve tüm nefretini kusacağı kılıcını, kınına sakince yerleştirdi. Cüsseliydi, dev gibiydi ve korkusuzdu. Savaş alanında kimse onunla göz göze gelmek istemezdi…

Rybad, orduların bulunduğu batıdaki köprüye doğru ilerledi. ve komutayı devraldı. Blacksoul’un ordularına doğru son bir kez baktı. O da hazırlığını bitirmişti. Artık dakikalar kalmıştı kıyamete. Sonra kafasını çevirip ordularına baktı. Büyük bir hışımla kılıcını kaldırdı ve ağzından sözler dökülmeye başladı; “Biliyorum ki hepiniz arkanızda sevdiklerinizi bırakıp geldiniz. Kiminiz yeni baba oldu, kiminiz yeni evlendi. Hepiniz mutlu bir hayat sürüyordunuz. Ancak kader bugün bizi burada bir amaç uğruna birleştirdi. Şunlara bakın, kana açlar ama gözlerindeki korkuyu görebiliyorum. Evet, bizden korkuyorlar. Karşımızda ruhlarını baştan aşağı kötülük sarmış çapulcu topluluğu var. Bu şehri istiyorlar. Ellerimizle kurduğumuz bu şehri, onurumuzla yaşattığımız bu krallığı istiyorlar. Beş para etmez kişilikleriyle… Bizden kadınlarımızı istiyorlar, çocuklarımızı öldürmek istiyorlar. Evet, belki bir gün yapabilirler, başarabilirler. Ama şunu iyi bilin ki yoldaşlarım, bugün o gün değil. Bugün bizim günümüz, bugün krallığımızın günü. Her birinizin gözündeki cesareti tek tek görebiliyorum. Hepiniz korkusuz onurlu askerlersiniz. Sanmayın ki burada ölürseniz unutulup gideceksiniz. Burada benimle yan yana duran her asker, kanının son damlasına kadar omuz omuza korkusuzca savaşacaktır. Şüphe yoktur ki bunların her biri birer kahramandır. Hepiniz buraya kadar gelip bağlılığınızı zaten kanıtladınız. ve bu son savaşımızda kaderimizi baştan yazacağız. Hepimiz Rybadian için savaşacağız. Onurumuz için, krallığımız için savaşacağız…

Tüm komutanların gözleri parıldadı. Meydandaki her askerin göğsü kabarmıştı. İçlerinde bir heyecan belirdi. Bir hiç uğruna değil, büyük bir amaç uğruna burada olduklarının farkına varmışlardı. Askerler komutanları tarafından zor zapt ediliyordu. Hepsi naralar atarak düşmanın üzerine doğru tüm nefretlerini kusmak istiyorlardı. Beklenen an gelmişti. Blacksoul’un orduları şehre doğru harekete geçti. Ancak Rybadian duvarlarının önünde, tek bir kişinin içinde dahi korku duygusundan eser yoktu. Çünkü Rybad’ın konuşmasından sonra her biri okyanusta birer dalga olduklarının farkına vardılar ve düşmana dalga dalga saldırıp onu yutmak istiyorlardı. Beklenen işaret geldi ve bu azgın okyanus daha fazla dayanamadı…

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.

Bu sayfanin toplam okunma sayisi. 64
Bu sayfayi $u anda okuyan ki$i sayisi. 1
Bu sayfayi ayni anda okuyan en cok ki$i sayisi. 2
Bu sayfanin bugune ait okunma sayisi. 0
Bu sayfanin en son okunma tarihi. 2008-07-24 21:55:51
Toplamda en cok okunan yazilar. Bugun en cok okunan yazilar. Bu ay en cok okunan yazilar. Bu hafta en cok okunan yazilar. Gecen hafta en cok okunan yazilar. Toplamda en cok okunan sayfalar. Bugun en cok okunan sayfalar. Bu ay en cok okunan sayfalar. $u anda okunan yazilar. $u anda okunan sayfalar.