04.17.07
Neden Oyun Oynuyoruz?
Yazan: sepulturk
-Abi yazı noldu?
+Ronaldinhoo gidiyor, ronaldinhoo, ronaldinhooooooooooooooooooooooooooooooo
-Sepul yazı diyom abi yazı hani tuzluk filan?
+Ronaldinho attı 2 oldu sayın seyirciler!!!
Bu diyaloğu bilenler bilir. Kendini oyuna kaptırmış bir birey artık dünyadan kopmuş oluyor. Ama ne oluyor da bu kadar oyuna kaptırıyoruz kendimiz ve bunun bize etkileri neler oluyor?
Şimdi hayatınızı bir düşünün. Bu dergiyi okuyanların bir çoğu öğrenci. Bir kısmı üniversite, bir kısmı lise. Üniversite okuyan öğrencilerin hangisi istediği mesleğin bölümünü okuyor ya da lisedeki arkadaşlarımızdan hangileri istedikleri bölümlere gidebilecekler. Görüyorsunuz di mi bu sorularda bile mutlaka okumamız gerektiğinden bahsediyorum. İşin gerçeği okumadan adam olunmuyor bu canına yandığımın dünyasında. Evet zengin olabilirsiniz ama adam olmazsınız (toplumsal mesaj kaygısı ve hayat bilgisi).
Dediğim gibi çoğumuz öğrenciyiz. Peki okullarımız bittikten sonra bizi nasıl bir hayat bekliyor? Ben size diyeyim. Sabah kalk, işe git, öğlen paydosunda yemek ye sigara iç şirketteki güzel kızları kes, 1:30’da yine işe başla, akşam 6’da çık eve git, biraz TV izle, evliysen eşinle vakit geçir, seviş sonra da uyu. Yani gayet rutin ve tekdüze bir hayat. İşte bu tekdüzelik insanları oyunlara iten. Tamam yazı bitti, soruyu açıkladım şimdi gidebilirsiniz (olm iki satır bir şeyler daha yaz napıyon sen –maliyeci-).
En başta yazdığım diyaloğu, sizi bilmem ama ben çoğu zaman yaşıyorum. Oyun oynarken hayattan kopuyor insan. Birkaç saatliğine de olsa yönettiğimiz kişi oluveriyoruz. O örnek sadece spor oyunları adına bir örnekti. Şimdi olayı bizim ulusumuz adına örneklendirelim. Biz ulus olarak savaşçı bir ırkız kim ne derse desin şiddete eğilimimiz var. Bu cümleyi düşünerek de şu anda internet cafelerde en çok oynanan oyunu düşünün. Tamam tamam çok fazla düşünmeyin ben diyim size, “Counter-Strike”. Peki neden böyle? Çünkü hiç birimiz istediğimiz zaman Desert çekip birine headshot çakamıyoruz veya hiç birimiz topu ayağımıza aldığımız da Ronaldinho gibi, Ronaldo gibi sektiremiyoruz öyle topumuzu kıçımızla saydıramıyoruz, Kobe gibi zebellah gibi adamların üstünden smaç vuramıyoruz. Oyunlara dalmaktaki en büyük sebebimiz bunlar ve bunlara benzer şeyler.
Şimdiye kadar verdiklerim örneklerle “lan aslında iyi bir şeymiş bu oyun olayı” diyebilirsiniz. Evet aslında iyi bir şey hatta mükemmel bir şey. Ama dozunu iyi ayarlamak lazım her şey gibi. Dikkat etmek lazım ki video oyunları TV’den çok daha fazla bağımlılık yapan bir olgu haline gelmiştir. Özellikle yeni yetişen nesli tamamen asosyalliğe doğru itmekte oyunlar. PC başından günlerce kalkmayan insanlar var. Bütün hayatları oyunlar olmuş durumda. Bunun sonucunda ne olduğunu anlatmama gerek yok sanırım. Hepiniz Youtube’daki Ogame çocuğunun hazin sonunu görmüşsünüzdür.
Peki sadece süper zevk aldığı için mi oynar insan evladı oyunları? Tabi ki hayır. Oyun sektörü özellikle devasa online oyunlar artık bir ticari kazanç olmuştur bir çok insan için. Sabahtan akşama kadar deli kasıp oyun oynarlar, karakterlerini deli geliştirirler ve ondan sonra satarlar. Çok da sağlam paralara gider bu karakterler. Bir oyun için ciddi anlamda “ohaaa” diyeceğiniz paralar hem de. Bu olayın en büyük örneği Çin’dir. özel oyuncular tutarlar ve onlara deliler gibi oyun oynatırlar. Sonunda onların geliştirdiği karakterleri satarlar. Ve şirketleşmiş durumdalar artık Çin’de bu insanlar.
Hangi açıdan bakacak olursak olalım oyun oynamak insana asla yaşayamayacağı duyguları yaşatan ortamlardır. Ve giderek de sanal gerçekliğe doğru emin adımlarla gitmekteyiz. Oyun oynamak güzeldir, oyun oynayın, oynatın ama bunu yaparken de dozu iyi ayarlayın ki eğlenceden çıkıp eziyete dönüşmesin oyun oynamak sizin için.
Not: Çok yoğun bir sınav haftası geçirdiğimden dolayı yazımı geciktirdim. Bundan dolayı hem sizden hem de maliyeci’den özür dilerim. Ayrıca hala sınav modundan çıkamadığım için yazı istediğim gibi olmadı bunun içinde özür diliyorum ve bir daha olmayacağının garantisini veriyorum.
Not2: Son paragrafta belirttiğim “Sanal Gerçeklik” olayıyla da ilgili çok bomba gelişmeler var. Onları da yakın zamanda sizlerle paylaşacağım.
zozan said,
Nisan 18, 2007 at 03:21
sadece oyun değil internet, sözlük, msn gibi bağımlılık yapan sanal ortamlara da değinmeliyiz. çok güzel bi yazı ama dediğin gibi sınav modundasın olmamış :P. olmuş olmuş
ve en önemlisi, gençlerin beyinlerini yıkayan bir çok internet sitesi var. oyun bunlar gibilerinin en az zararlısı ve en masumudur sadece. oyun oynayanlar sadece asosyal oluyor, hayatları düzensizleşiyor. ama bu internet siteleri gençleri cineyete varana kadar etkiliyor. dikkat etmek, uyarmak gerekir.
schumi said,
Nisan 18, 2007 at 16:07
Tamam yazı bitti, soruyu açıkladım şimdi gidebilirsiniz (olm iki satır bir şeyler daha yaz napıyon sen –maliyeci-).
*********
zuhahaha
hatta puhahahaha
hatta ve hatta muhahaha
sepulturk said,
Nisan 18, 2007 at 16:28
arkadaşım köşemin adına bakarsan sepulturk’un internet cafesi değil sepulturk’un oyun odası zozan efendi.
zozan said,
Nisan 18, 2007 at 18:35
benimle oynarmısın benimle oynarmısın benimle….
ayar mı veriyon lan. allah seni ne etsin?
Expert3 said,
Nisan 18, 2007 at 22:50
burası sepulturk’un oyun odası ise, havalı oksanın masaj odası nere?
sepulturk said,
Nisan 18, 2007 at 23:17
havalı okşanı sakladım. kapattım onu ben.
zozan ayarın kralını verdim işte. sözlükte yapmıcam artık burdan yapim bari. benim odam değil mi lan istediğimi yaparım. maliyeci de kim oluyomuş. öhöm
zozan said,
Nisan 20, 2007 at 14:32
seni oyun odana kitlerim orda yasak oyunlar oynarız beraber. kızdırma lem beni. eksi mekside veremiyoz burdan. maliyeciiii eksi butonu koy buraya.