02.27.07
Bırakın Düşünsünler
Yazan: schumi
Yaklaşık 3-4 ay önce acı bir olay yaşanmıştı bu ülkede. Bir profesörün, bir eğiticinin, bir bilim adamının ders vermesi yasaklanmıştı öğrencilerine… Gazi İİBF’nin Siyaset Bilimi profesörü ve Liberal Düşünce Topluluğu’nun da başkanı olan Atilla Yayla bahsettiğim. Nedeni ise ülkemizce çok normal ancak mantıklı bir şekilde düşündüğünüzde Orta Çağ’ı aratmayacak bir neden: “Kendi fikrini belirtmek.”
Prof. Dr. Atilla Yayla ne dedi? “Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder” dedi. Doğruluğunu veya yanlışlığını tartışmayacağım bu sözün. Haftalarca tartışıldı zaten. Yayla, zaten Siyaset Bilimi profesörü… Bir profesör elbette kendi uzmanlık alanına dahil olan bir konuyu inceleyebilir, incelemelidir. Yayla da incelemiş, araştırmış ve kendi uzmanlık alanı olduğu konuda bir yorum yapmıştır. Kabul edilir veya edilmez önemli değil ancak olumsuz yorum yapma hakkının dahi verilmemesi akla çok farklı düşünceler getirebilir. Sonuçta bir din gibi dogma değildir, insanların ürettiği bir fikirdir bu.
Eleştirmek, geliştirmek içindir. Özellikle Kemalizm gibi ideolojiler eleştirilmelidir, büyüyüp gelişmesi için… Türkiye’nin “Muasır medeniyetler seviyesi”ne erişmesi için…
Geçiyoruz, Yayla’nın bir diğer suçlandığı nokta da, Kemal Atatürk’ten “o adam” şeklinde bahsetmesiydi. Bu kısımda da –aklı selim olan her insan buna karşı çıkacak nokta bulamaz ya– az biraz hukuk bilgisine sahip olan herhangi bir insan Yayla’yı suçlayacak bir neden bulamaz. Yayla, “AB’ye girmeye çalışan ülkeye sorarlar o adamın heykelleri, resimleri niye her yerde asılı diye” demişti. Burada “o adam” kelimesini kendisi kullanmamıştır. Avrupa devletlerinin ağzından konuşmuştur. Suçlanacak, linç girişimine maruz kalacak herhangi bir durum burada da söz konusu değildir.
Geç de olsa adalet yerini buldu, Yayla görevine iade edildi. Ama AB yolundaki Türkiye için, gelişen, büyüyen bir Türkiye için düşüncenin, ifade etmenin hala suç sayılması; düşünen, düşündüklerini ifade eden, araştıran bir bilim adamının linç girişimine bırakılması utanılacak bir durumdur.
Gelin, bırakalım yapsınlar, bırakalım konuşsunlar, varsa karşı çıkılacak bir durum, ülke bütünlüğünü, bağımsızlığımızı tehdit edecek bir durum beraber karşı çıkalım. Ama fikire fikirle karşı çıkalım. Unutmayalım, medeniyete galip gelmek ikna yoluyladır; söz anlamayan, anlatamayan vahşiler gibi zorba ile değil…
SCHUMI
king of swords said,
Şubat 27, 2007 at 09:09
Yavaş yavaş unutulan bu konuyu tekrardan zihinlere taşımanızı takdir ettim. Çünkü hakikaten dikkat edilmesi tuz basılması gereken bir yara.
Ve olaya fikirle karşı çıkılması gerekliliğini ifade eden “medeniyete galip gelmek ikna yoluyladır…” cümlesi orjinal olmuş. Teşekkürler
schumi said,
Şubat 27, 2007 at 17:41
ben teşekkür ederim…
esasında bambaşka bir konu yazmıştım ama son anda Yayla’Nın göreve iade edildiğini öğrendim, bu konuyu yazmayı düşündüm.
yazının gecikme sebebini maliyeciye anlattım ama özür babında buradan tekrarlıyım, tam gönderecektim internet dns mns sorunu verdi, 12den sonra çözebildim sorunu, o vakit de biraz geç oldu sanırsam. baktım tuzluk çıkmış, maliyeci de yatmış bugüne nasipmiş:)