03.18.07
Masumiyet…
Yazan: king of swords
En kolay gözlerle anlatılan, binde bir insanda bulunan ender erdemlerdendir derler.
Peki, nedir masumiyet? Masumluk mu? Ayyuka çıkan bir yanlışta parmağı bulunmayanın haline mi masumiyet denir? Yoksa içinde kötülük ve kötüye yanaşacak en ufak bir düşünceyi barındırmayan bir insana mı?
İnsana mı?
İnsan masum mudur? Ya da masum olan insan mıdır? Bu soruyu biraz daha genelleştirmek gerekirse, masum insan varsa eğer, masum olmayan nasıl bir insandır?
Hata yapmak masumiyet sınırlarına dâhil midir? Bilerek hata yapmakla bilmeyerek hata yapmak arasındaki farkın geçerliliği masumiyet dünyasında da geçerli midir?
Ezilen birileri olmazsa insan bu dünyada nasıl yaşar? Artığını temizleyen birilerinin var olduğunu bildiğin halde nasıl kendine “ben masumum” diyebilirsin?
Hadi karşılığını alarak topladığını varsayalım.. Parasını faize yatırıp devletin, dolayısıyla milletin parasını yiyen biri nasıl kendine ben masumum diyebilir? Ya da bunu diyebilecek kadar yüreksiz olabilir?
Aşık olan tipleri bilirsiniz.. sevgilerinden dem vururlar hep.. Onun için her şeyi yapacağından, onu kendisinden daha fazla sevdiğinden, karşılıksız masum bir sevgiyi içinde barındırdığından bahseder.. Onun için her şeyi yapması Onu sevmesinden mi, yoksa kendine olan sevgisinden mi kaynaklanıyor? Onu kendisinden daha fazla sevmesi, kendisini her şeyden çok sevdiğini mi gösteriyor acaba? Kendini bu kadar sevmese, ruhunu ve kalbini tatmin etme aracı olarak bir başkasını kullanıp, bir de üstüne karşılıksız lafları edip kendini masum göstermeye çalışır mıydı acaba?
Sevgili için her şeyin yapılması ya da yapılmasının göze alınması, değer verildiği düşünülen bir arkadaşın işlerine koşuşturulması karşılıksız ve masum bir sevginin göstergesi midir? Yoksa sevgili, arkadaş vs kişileri, kalbindeki sevgi, aşk, arkadaşlık vs. gibi boşlukları doldurma aracı olarak bu kişinin onlara karşı bilinçaltında hissettiği borcunu ödemenin gerekliliğinden kaynaklanan “göze alma” ya da “koşuşturma” olmasın?
Kalpteki bir başkası için ayrılan boşluğun büyüklüğü malum. Şimdiye kadar hiçbir insan evladı o boşluğu bir başka insan evladıyla dolduramamış. Karşılıksız yerinden dahi kıpırdamayacak insanoğlunun kalbine de ancak teslim ettiği kalbin kıymeti kadar karşılık verebilecek birinin sevgisi lazımdır ki, ne masumiyet iddialarıyla kendini yalancı durumuna düşürsün, nede karşısındaki kalbin teslim edildiği merciye ihanet edilsin…
Durum böyle olunca ve herkes için de(vicdan sesi dinlenirse) en mühim olan kalp tatminidir. Ve bu tatmin dünyada hiçbir maddi menfaatle doldurulamaz. Bu sebeple ezilenle ezilmeyen kalp tatmini cihetinde bir olurlar. Kimse de haddinden tecavüz etmeye kalkıp da “ben niye eziliyorum” demeye hakkı kalmaz.. ki sonsuzun yanında beş ile yüzün sayısal değeri aynıdır. Ya da dağın tepesindeki bir mahlûkla deniz seviyesindeki bir mahlûkun güneşe uzaklıkları arasında fark gözetilmez.
Sivrisineği ozan dinler gibilerden olmanız dileğiyle..