Bilgi Sozluk'te ogrenmek istediginizden daha fazla $ey var!
Bilgi Sozluk

02.24.08

Kafam Karışık

Posted in SAYI 25 at 02:33 yapan Satolina

Ankakusu

 

Bundan aylar önce Tuzluk için Kosova hakkında bir yazı yazmıştım. Sayı çıkmadığı için yayınlanmadı. Kendimi tekrar etmek istemiyorum. Bu yüzden Kosova ile başlayıp ve yeni şeyler yazıp, başka bir konuya geçeceğim.

Kosova bağımsızlık ilan etti… Sevindim mi? Evet… Evet, ama bu buruk bir sevinç… Belki 10 sene önce bağımsız olsaydı daha bir mutlu olurdum… A.B. ve bilhassa A.B.D. kendi çıkarlarına uygun düşeni yaptı… Kosova, ABD’nin bir karakolu olacak ne yazık ki…

Bağımsızlık neydi? Kosova şimdi çok mu bağımsız? Sanmıyorum… Minnettarlıklarına binaen kutlamalarda A.B.D. bayrağı salladılar… Kızmıyorum bunu yaptıklarına… Ben bir Kosovalı Arnavut olsam büyük olasılıkla bende A.B.D. bayrağını sallardım… Evet kardeşim, sizler de sallardınız…

Kosova, dolaylı veya dolaysız, Balkanlara büyük bela açmış vaziyette… Sırplar, bizim için Malazgirt neyse ondan da öte, bir toprak parçasını kaybettiler… Sırp tarihinin can damarı Kosova… Kendinizi bir Sırp yerine koyun ve düşünün… Ne yapardınız? Ben delirirdim herhalde… Ama ne diyelim; büyükleri etti, kendileri buldu…

Azerbaycan kardeşimiz… Kosova kardeşimiz… Ama Azerbaycan, Kosova’yı tanıyamıyor… Korkuyor… Ya Karabağ tekrar kana bulanırsa? Tavrımız ne olacak?

Peki ya Kosova’nın bağımsızlığı ’Büyük Arnavutluk’ hayalinin bir parçasıysa? Türkler asimile olmaya zorlanmaya devam edilirse? Tavrımız ne olacak?

Ve belki de yarın Balkanlarda yeni bir savaş çıkacak… Belki mekânı Kosova olmaz… Yine ve yeniden Bosna olur… Bosna içindeki Sırp Cumhuriyeti bağımsızlık ilan etmeye kalkarsa ne olur? Tavrımız ne olacak?

Yok, Türkiye’nin bir ‘Balkan Birliği’ kurması gerekir… Yanına Bosna’yı, Makedonya’yı, Arnavutluk’u, Kosova’yı ve dilerse Karadağ’ı almalı… Ağabeylik etmeli…

Kosova… Kosova bağımsız oldu, mutluyum… Ama buruğum… Ama kafam karışık… Fakat kafası benimkinden daha karışık olanlar var… O’da medyamız…

Neymiş efendim, Vladimir Putin KKTC’yi bir Türk gibi savunmuşmuş… Ya deli misiniz, manyak mısınız anlamadım… Daha haberin başlığını görünce imkânsız dedim… Hele hele alt başlığı okuyunca, hiç lanse edildiği gibi olmadığına kanaat getirdim… Kosova’yı tartışırken dile getirdiği yazılıydı… Yahu olur mu? Mal mısınız? Bunu durup dururken söylese, doğru olma olasılığı daha çok olurdu… Ama Putin’in Kosova’yı tartışırken bunu demesi imkânsız… Putin’in dediği “Kosova’yı bağımsız kabul ettiniz, o halde KKTC’yi de tanıyın.” değil; “KKTC’ yi tanımıyorsunuz, o halde Kosova’yı da tanımayın.”dır… KKTC’yi sevse kendi tanırdı… Bir kere Rusya Ortodoks kardeşlerini satmaz… Boşuna Rusya’ya sempati oluşturmaya çalışmasın kimse… Kısa vadede (ki bunda bile yan yana gelemiyoruz) değilse bile uzun vaadede Türkiye’nin Rusya ile birlikte olması imkânsız… İmkânsız kardeşim… Çünkü etki alanlarımız birbirleriyle çatışıyor… Hem de bir cephede değil, onca cephede…

Başka bir konuya geçelim… Kafam karışık dedim ya… Aslında bunun başlıca sebebi, kendi görüşlerime dahi muhalefette üzerime yoktur… Bunda mütevazı olamayacağım… Benden iyi görüşlerime muhalefet edebilen başka birine tanık olmadım… Bir görüşü savunurken dahi kafamın bir kenarında aynı görüşün zayıf ve eksik tarafları saklıdır… Çoğu zaman muhataplarım bunlara değinmez… Oysa ben, o görüşümün eksikleriyle yaşarım… Bu yüzden tek bir konu hakkında bile görüşümü her şeyiyle savunmam, savunamam…

Şu son zamana kadar hep eleştirmiş, tenkit etmiştim… Yavaş yavaş çözüm üretmeye başladım… Ve fark ettim… Muhalefet dönemimde, eleştirilerimde hep sağ motifler ağırlıktaydı… Çözüm üretmek safhasında değildim… Çözüm düşünmeye, üretmeye başladıkça bunların da sol motiflerle ağırlıklı olduğunu fark ettim… Tabi sağ nedir, sol nedir herkese göre değişir… Hele ülkemizde…

Bana sorarsanız ben ne sağım, ne de solum… Ne batılıyım ne de doğuluyum… Biliyorum bunu… Gerçi bu, başka bir yazı konusu…

Sağ muhalefet ise, sol çözüm müdür? Bilmiyorum… Ama bilmem kaç yıldır “Ben sol’um.” deyip iktidara gelememiş siyasiler var… Bana kalsa bahse konu siyasi ve parti ne azıcık solda ne de sağda olmalıdır ya, neyse… Ucan sineğe bile muhalefetleri var… Ama çözüm… Çözüm yok… Tamam, haklısın kötüdür, yanlıştır ama… Ama sen kendi çözümünü söyle… Problemleri görmezden gelerek kaçamazsınız…

Kimi siyasetçilere kuru muhalefeti bırakıp çözüm üretmeye davet ediyorum… Bak küçümsemiyorum, ben de öyleydim… Ve belki de büyük ölçüde hala öyleyim… Ama benim çözüm üretmek zorunluluğum yok… Siyasilerin var…

Çözüm üretmek zordur… Muhalefet kolaydır… Kosova’nın bağımsızlığı çözümlerden biri miydi? Belki de… Sevindim mi? Evet ama… Ama…
İçimdeki muhalefet aşkı çıkıyor ‘ama’dan sonra…

1 Yorum »

  1. sepulturk said,

    Şubat 24, 2008 at 11:28

    Ah be abicim keşke herkes senin gibi bilgili olup yazsa da götünden sallamasa şu siyaset konusunda. Yine bir çoklarının aklına gelmeyecek noktalara basmışsın parmağı.

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.

Bu sayfanin toplam okunma sayisi. 115
Bu sayfayi $u anda okuyan ki$i sayisi. 1
Bu sayfayi ayni anda okuyan en cok ki$i sayisi. 3
Bu sayfanin bugune ait okunma sayisi. 0
Bu sayfanin en son okunma tarihi. 2008-05-16 21:32:21
Toplamda en cok okunan yazilar. Bugun en cok okunan yazilar. Bu ay en cok okunan yazilar. Bu hafta en cok okunan yazilar. Gecen hafta en cok okunan yazilar. Toplamda en cok okunan sayfalar. Bugun en cok okunan sayfalar.