03.18.07
Milli Takım Ne Yapar?
Yazan: grafolog
Yunanistan ve Norveç maçları geldi çattı. Ama Milli Takımımız için çok kötü bir dönemde geldi. Çünkü sakat ve formsuz oyuncularımızın sayısı bir hayli fazla. Bu eksiklerin neredeyse hepsi çok önemli isimler. Bakalım şimdiye kadar yetiştirdiğimiz (tartışmasız) en iyi teknik direktör olan Fatih Terim bu kadro sıkıntısına nasıl bir çare bulacak? Ya da acaba bulabilecek mi?
Şu an için hangi taktikle oynarsanız oynayın kafadan ilk on bir oynayacak olan Arda, çok talihsiz bir sakatlık yaşadı. 6 hafta onu sahalarda göremeyeceğiz. Millilerin delici kuvvete sahip olan az sayıdaki isimlerindendi Arda. Onun yokluğunda kanatlarda sıkıntı yaşayacağımızı söylemek çok yanlış olmaz. Hadi bir şekilde kanatlara topu indirdik ve ceza sahasına ortalamayı başardık. Kim vuracak topa? Yan top ustası Hakan Şükür formsuz bir dönem geçiriyor. Ama çok fazla alternatifi yok. Zaten Terim’in ona olan güveni ortada. Geçen seferde de formsuzken onu oynatmış ve Hakan büyük bir patlama yapmıştı. Tahminen formsuzluğuna rağmen Hakan ilk on birde sahaya çıkacaktır. Onun alternatiflerinden olan Fatih Tekke Milli Takım’da kendisinden beklenen katkıyı bir türlü gerçekleştiremedi. Ama Fatih benim için Türkiye’nin en iyi forvetlerindendir ve her zaman Milli Takım’da yerini almalıdır. Rusya’da sezonun yeni başlaması ise onun için bir handikap, henüz form tutmamış olması büyük ihtimal. Gökhan Ünal ise bu tarz maçlarda pek oynamışlığı olmadığı için yine kadroda kendine yer bulacağını düşünmüyorum. Mehmet Yıldız ise büyük ihtimalle tribünde oturacaktır. Ümit Karan’ın kadroda bulunmaması Terim’in kararıdır ve saygı duymak gerekir, bunun yanında Halil Altıntop’un da sakat olması bir eksiklik takımımız için. Yani forvette bütün yük Hakan ve Fatih’in omuzlarında. Zaten Terim’in sahaya tek forvetle çıkacağını ve o forvetin de Hakan olacağını düşünüyorum.
Defansımız da sorun yaşamakta. Sağ bekte Hamit’in, sol bekte İbrahim Üzülmez’in oynaması kesin gibi. Asıl problem defansın ortasında yaşanıyor. Servet’in burada yeri sağlam. Partneri ise sağlıklı olduğu sürece Gökhan Zan. Ama Gökhan’ın sakatlığı bulunuyor. Yaşanan sakatlıklar ışığında Galatasaray’da forma forma şansı yakalayan Emre Aşık, kendini birden Milli Takım’da buldu ve ilk on birde sahaya çıkma ihtimali çok yüksek. Ama Servet’le Emre’nin ilk kez yan yana oynayacak olmaları insanı düşündürüyor.
Kalemizde de diğer mevkilerimiz gibi sorun yaşanıyor. Ve bu sorun diğerlerinden daha büyük gibi görünüyor. Rüştü sakatlığı nedeniyle kadroda yok, bu yüzden iş Volkan’a kalıyor. Ama Volkan kendi takımında formsuzluğundan dolayı yedeğe düşmüş durumda. Alternatifleri ise Erciyes’li Orkun ve Ankaraspor’lu Hakan. Yani uluslar arası maç tecrübeleri hiç olmayan isimler. Bu tecrübe eksiği Volkan’a formanın verilmesini sağlayacaktır. Burada teknik heyet için karamsar bir durum var: Volkan oynarsa ve hatalı gol yerse “bu kadar formsuz adamı neden oynattın” denecek, Orkun oynar ve kötü bir performans sergilerse de “tecrübe eksiği vardı bu adamın, neden sahaya çıktı” denecek. Yani iki ucu pis bir değnek durumu. (haa, Volkan’ın tecrübesi var da ne işe yarıyor derseniz ben de haklısınız derim)
Orta sahada ise kimlerin oynayacağı belli gibi. Yeniden takıma dönen Tugay, Aurelio ile birlikte takımın iki ön liberosundan birisi olacaktır. Fenerbahçe gibi Milli Takım’ın da sürükleyici ismi olan Tuncay’ın yeri de kesin gibi. Emre bir süredir takımında oynamıyordu fakat cezası da bitince sahada yerini alacaktır. Emre’nin oynaması halinde Gökdeniz ve Sabri arasında bir tercih yapılarak orta saha tamamlanacaktır.
Yunanistan’la Atina’da oynadıktan sonra Norveç maçı için cezamız nedeniyle Almanya’ya geçeceğiz. Bu sıkıntılar arasından mağlubiyet almadan çıkmamız yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Tüm takıma ve Terim’e şimdiden başarılar.
KISA KISA
- Hazma Yerlikaya’nın bir omurunun 5 sene önce kırıldığı ve müdahalesiz bir şekilde kendi kendine kaynadığı söylendi. Doktorlar bu kırık için şöyle diyor: bu kırık adamı ya öldürür ya da hiçbir şey yapmaz! Hamza’nın neler yaptığını hepimiz biliyoruz..
- Hido yaşadığı burun sakatlığından pek etkilenmemişti ve iyi formunu devam ettiriyordu fakat bu seferde zehirlendiği için, başladığı Sacramento maçının sonunu getiremedi. Umarım başka maç kaçırmasına neden olmaz.
- Raikkonen Ferrari ile ilk yarışında hem pol pozisyonunu hem de birinciliği elde ederek sezona iyi başladı. Alonso ikinci, çaylak Hamilton ise üçüncü oldu. Renault’lar ise sezona kötü bir giriş yaptılar, Fisi altıncı, Kovalainen ise onuncu tamamladı ilk yarışı.
- Lucescu’nun takımı Shaktar Uefa’dan dramatik bir şekilde elendi. Doksanıncı dakikada rakip takım kalecisi Palop’un attığı golle maç önce uzatmaya gitti, ardından uzatmalarda atılan gol Sevilla’yı bir üst tura çıkardı. AZ Alkmaar ise Newcasle’ı elemeyi başardı.
- Kobe yine çıldırdı. Tam 65 Sayı! 12’de 8 üçlük!
- Orlando sezonun ikinci maçında da Utah’ı yenmeyi başardı. Hido’nun Memo karşısında toplamda 7-3’lük bir üstünlüğü var.
- Mark Webber takım arkadaşı kim olursa olsun sıralama turlarında onu ezmeyi başarıyor. Red Bull’da da öyle oldu. Acaba Webber’e rekabetçi bir araç verilseydi nasıl olurdu? Mesela Renault’nun şu anki birinci pilot koltuğu?
- Schumi’nin F1’den ayrıldıktan sonra Ecclestone puanlama sisteminin değişmesi gerektiğini hatırladı. Nasıl olsa Schumi yok, o yüzden tekrar eski puanlama sistemine dönebilirler.