03.16.08
Gölge
Angelus
Penceresi olmayan, aydınlığa küsmüş, gökyüzünden korkan, geri dönüşü olmayan, en zehirli yılanların etrafında çöreklendiği, kuşların hızla geri kaçtığı, güneşin doğmadığı, yıldızların parlamadığı, hayal kırıklıklarının klişe sayıldığı, tüm umutların yitirildiği, hayatın kaybedildiği, başı ve sonu belli olmayan öykülerin yazıldığı, dinginlikten uzak, her anı ayrı bir kaos olan, girenin çıkmak için kanlı göz yaşı döktüğü, en dip köşede kafasını bacaklarının arasına alarak oturan o çocuğu kimsenin görmediği, gözlerin kör, kulakların sağır olduğu, kırmızı kiremitle yazılan tüm umutların üstüne yağmur yağdığı, kan kokusunun yağmur kokusu ile karıştığı, her şeyin bir anda dibe vurduğu, dipte kaldığı, çıkamadığı, tüm kurtulma arzusunun sancılı bir gerçek ile imkansızlaştığı, tek başına olmadığın, sen ve senin gibi nice günahsızın kurban olduğu, gölgesi olmayan, bizzat gölgenin kendisi olan, kurtulmak için vakit varken daha da yaklaştığın, ayak izlerinin birbirine karıştığı, hiçbir sevgi sözcüğünün duyulmadığı, duyulan tek sesin içerisinde savaşan savaşçıların kılıç sesleri olan, dört mevsim kış’ın yaşandığı, esen rüzgarın, yağan karın, kopan fırtınanın hep seni bulacağı, tüm kötülüklerin öznesi olan, yüzü olmayan, dili olmayan, sesi olmayan, kendisi olmayan, bildiğin tüm doğruların doğru olmadığı, tek doğrusu “kendisi” olan, gölgesi olmayan, gölgenin kendisi olan ucuz, basit, kararmış Ruh’umun çıkmaz sokaklarına hoş mu geldin?