Bilgi Sozluk'te ogrenmek istediginizden daha fazla $ey var!
Bilgi Sozluk

02.25.07

Konuşsam Faydası Yok, Sussam Gönül Razı Değil…

Posted in SAYI 13 at 22:24 yapan Editor

Yazan: ankakusu

Inanin her hafta çiçek, böcek yazayim diyorum ama olmuyor. Beceremiyorum… Daha dogrusu becerecek kadar gözlerimi kapatamiyorum. Ha öyle yapmadigim halde  degisen bir sey mi var? Yok… Ama baslikta ilettigim gibi sussam gönül razi degil… Çok severim Fuzuli’nin konussam faydasi yok, sussam gönül razi degil sözünü… Çünku tam benlik bir söz. Bu hususu daha biraz daha açacagim…  Bundan bir kaç gün önce bir televizyon kanalimizda alisik oldugumuz bazi görüntüler yayinlandi. Adana Doktor Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yasanmis olaylarin görüntüleriydi bunlar. Haberi yapanlar tekrar tekrar gösterdiler yapilan eziyetleri. Bu kadar gösterilmesini pek dogru bulmuyorum. Neyse… O ayri bir konu. Ben Gevher Nesibe’ye üzülüyorum aslinda… Onun torunlarina…
Görüntüler insani çileden çikartacak cinstendi. Malatya Çocuk Yuvasindaki görüntüleri animsatti. Bu kez dövülenler, tokat atilip, köle gibi kullanilanlar farkliydi sadece. Erkek hasta bakicilar yasitlarini hatta kendilerinden yaslilari acimasizca tokatlayip duruyorlardi. Toplu halde çirilçiplak bir sekilde hepsini ayni anda banyoya sokuyup güya yikiyorlardi.  Hayvanliktan öte idi bu. Toplama kamplarini hatirlatti bana. Çirilçiplak görüntüleri görünce Nazi’lerin toplama kamplarina tikadiklari Yahudiler aklima geldi… Bunun üstüne bir de büyüklerin arasina küçücük bir çocugu koymuslar.

Uyusturucu birakmak için gelenlere uyusturucu temin ediliyordu hasta bakicilar tarafindan. Ortalikta esrar içen hastalar, ses çikarmayan yetkililer… Bu yetmiyor ayi’nin, hayvan’in biri ibadetini eden, gördügüm kadariyla babasi yasinda, birine namaz kildigi için azarliyor ve tekmeliyordu. O saatte namaz kalmazmis, olmazmis. Kaza namazi diye cevap verince adam, bir sey diyemedi hayvan. Evet, kaza namazlarinda belirli vakitleri vardir, her vakit olmaz. Ama ibadeti dogruda olsa, yanlisda olsa insanlar rahat birakilmalidir… O akli yetmeyen adam hasa kendini peygamber, hasa Yaratici görse dahi… Sonuçta akli yetmiyor… Ayrica ne demek lan namaz kilan adama ibadetinden ötürü onu yargilamak? Ne demek lan bu ibadetini yanlis bile yapsa adami tekmelemek? Bu olay bana Mesnevi’de geçen Hazreti Musa ile bir adamin hikayesini hatirlatti;

Hz. Musa yolda giderken bir gün bir çobanla karsılasir. Çoban; “Ey Allah’ım neredesin” diyordu. “Senin kulun olayım, elbiseni yıkayayım, çarıgını dikeyim, elini ayagını öpeyim.” Musa, “Kime söylüyorsun bu sözleri?” diye sordu.

“Bizi yaratan Allah’a.” “Bu ne küfür dolu sözler, bu ne küstahlık. Allah böyle kulluk kabul etmez. Sen amcan ya da dayınla konustugunu mu sandın?” Musa’nın bu sözleri karsısında, çoban çok mahcup ve pisman bir halde; “Ey Musa söylediklerime pisman ettin beni.” dedi. Sonra oradan hızla çöllere dogru uzaklastı. Bunun üzerine vahiy geldi; “Senin görevin ayırmak degil, birlestirmektir. Ama kulumu benden ayırdın. Onun için dogru olan, senin için dogru olmayabilir. Ona bal olan sana zehir olabilir. Biz dile degil, cana bakarız. Asıklar her solukta farklı yanarlar.” Musa hemen yola dönüp o çobanı aramaya basladı. Onu bulunca; “Gönlüne ne gelirse söyle. Söylediklerime aldırma, çekinmeden çöz kalbinin dilini.” dedi.¼br />
Ama bu ayilar onu ne bilsin. Kadin hastalara göz diken serefsizlerden ne beklenir ki? Taciz eden, tecavüz eden haynvanlardan. Hayvanin biri gördügü götü arkadasina anlatiyordu. Agzinda salyalar akitarak. Öbür hayvanda tanistirabilirim felan dedi. Önce ben ama diye bir seyler geveldi. Bunun üzerine konuyu açan esek; ‘Seninki s.. de benimki s.. degil mi’ gibi bir sey dedi. Kusura bakmayin tam hatirlamiyorum. Ama s..’li bir sey geçti sanirim. Bende hayvanlara daha hayvanca bir karsilik vermek istiyorum izninizle: Ulan sizin ki s..de benimki s.. degil mi? Bende sizin sülalenizin namusuna göz diktim… Diyecegim ama demiyorum, ayip olur…

Ama yinede hayvan olana en iyi cevap budur bence. Bu hayvanlar hemsireler gelince melek oluyordu sanki. Tatli, yardimsever tavirlar felan tavan yapiyordu hemsireler gelince… Bu olaylar güçlünün, güçsüzü ezmesine örnektir herhalde… Insandaki hayvani, seytani yönün ortaya çikmis hali iste bu… Hasta bakicilarin stres topu olmus hastalar… Bence asil hasta olanlar, o hayvan hasta bakicilar… Ya Mesnevi’den bir hikaye daha ileteyim… O sikça kullandigim bir ayi hikayesi vardir Mesnevi’de onu aktarayim, bu olay cuk diye oturuyor, hatta biraz daha genis bir açiyla dile getiriyor:
“Avcının biri daglarda dolasırken, büyükçe bir yılanın öldürmek üzere oldugu ayıyı gördü. Hemen kostu ve kılıcıyla yılanı ikiye böldü.

Ölümden kıl payı kurtulan ayı, avcının pesine takılıp ona hizmet etmeye basladı. Bir süre ondan kurtulmak için ugrastıysa da, ayının takip ve hizmeti devam etti. Arkadasları:

-Yahu dediler, bu hayvanların dostluguna güven olmaz. Gün gelir basına bir is açar. Kov gitsin yanından!

Avcı kendisini kıskandıklarını zannedip ayı ile olan dostlugundan vazgeçmedi. Günlerden birgün dagda hizmetçisinin getirdigi nefis ballardan yedikten sonra istirahata çekildi. Ayı bası ucundan ayrılmıyor, onu her türlü tehlikeden korumak için adeta nöbet bekliyordu.

Derin bir uykuya daldıgı sırada bir sinek gelip yüzüne kondu. Ayı hemen eli ile uzaklastırdı. Sinegin bir daire çizip yeniden geldigini ve efendisini rahatsız ettigini fark eden ayı sinirlenmeye baslamıstı. Tekrar kovup uzaklastırdı ama onun gitmeye hiç niyeti yok gibiydi. Bir kez daha gelip kondu avcının yüzüne.

Ayı fazlaca dayanamadı. Bu terbiyesiz sinege haddini bildirmek istedi. Yerden kocaman bir kaya parçası kapıp geldi. Ve… Bütün gücüyle attı avcının suratına.

Iyilik yapacagım derken, aptallıgı yüzünden kötülük yapmıs, dostunun canına kıymıstı…”
Evet bakicilar egitimsiz, bakicilarin asil ruh sagligi bozuk… Ama bu isler para isi degil. Para için yapilacak isler degil. Gönül isi… Hali, vaktinde yerinde olan gönüllülerin isi. En azindan bence hali, vakti yerinde insanlarin bu isi yapmasi daha dogru. Mutlaka egitilmeli bu insanlar. Fuzuli’nin bir siirinden çikartilmis ‘Kötü hattat gözü, kör eder’ sözü ne kadar yerinde anliyoruz simdi. Arap alfabesini bilenler bu sözü hemen anlamislardir. Anlamayanlar için; Arap alfabesinde ‘z’ ile ‘r’ ayni harflerle yazilabilmektedir. Aralarindaki tek fark birinin noktali, digerinin noktasiz olmasidir…
Ve siz Insan Haklari diye haykiranlar neredesiniz? Özellikle sizler neredesiniz? Dagdaki piçler için esek gibi aniriyordunuz ama buna ses yok… Ne o, bu insanlar, hastalar insan degil mi? Hani Insan Haklari örgütleri siyasi degildi? Kim inandirabilir bunu bana? Elinde viskiyle, sarapla halkina laf anlatmaya çalisan aydinlar mi? Yoksa solculugu, asiligi kiz tavlama araci olarak kullanan aydinlik! gençler mi? Insan Haklari örgütleri imajlarini düzeltme imkani verebilecek bu olaylari niye daha fazla dile getirmez, niye yüksek sesle dile getirme sanslarin teper anlamiyorum… Ve bu kuruluslarin ve kisilerin Insan Haklarini amaç olarak degil araç olarak gördüklerini anliyorum… Öyle ya ben daha bir tane engelliye sahip çiktiklarini görmedim, duymadim, bilmiyorum… Var ise de bundan sonra umurumda degil… Milyonlarca engellinin haklarini, ki Insan Haklarina dahil çogu, kim savunacak gerçekten merak ediyorum… Üzülüyorum…¼br />
Peki ya milliyetçiler? Millyetçiyim diye geçinenler? Milliyetçiligi adam dövme, öldürme zanneden hiyarlar? Siz degil misiniz bu milleti, vatani, ülkeyi en çok biz seviyoruz diye gülünç sidik yaristirmasi yapanlar? Bu engelliler sizin insaniniz degil mi? Onlar sizin milletinizden degil mi? Onlarin insan gibi yasamaya haklari yok mu? Neden savunmuyorsunuz o çok sevdiginiz milletinizi? Hiç mi engelli akrabaniz yok? Hiç mi insanlginiz yok?… Milliyetçilik sokakta it gibi dolasmakla olmaz… Ne yaptin ülken, milletin, insanin için diye sorarlar adama…
Peki ya ben? Mesnevi’den bir hikaye daha:

Arab’ın birinin köpegi ölmek üzereydi. Arap yagmur gibi gözyası dökmede, basıma ne dertler geldi demedeydi. Bir dilenci geçiyordu. Dedi ki: Niye aglıyorsun? Kimin için feryat ve figan ediyorsun?

Arap bir köpegim vardı dedi, pek iyi huyluydu. Iste suracıkta yol üstünde ölüyor. Gündüz avcımdı, gece bekçim. Gözü pekti, avı hemen yakalardı. Hırsızı derhal kovardı.

Adam: derdi ne yaralandı mı? Diye sordu. Arap, hayır dedi, açlık onu bu hale getirdi. Adam, bu derde, bu mihnete sabret dedi, Allah, sabredenlere karsılık ihsanda bulunur. Ondan sonra dedi ki: Ey hür kisi, elindeki su dolu dagarcıkta ne var? Arap: ‘dün aksamdan artan ekmegim, azıgım.’ Bedeni kuvvetlendirmek için tasımaktayım dedi. Adam dedi ki: Neden o köpege ekmek yemek vermedin? Yolda parasız ekmek ele geçmez. Fakat gözyası bedava dedi…¼br />
Inanin bir engelli gördügümde yüzüne bakamiyorum. Kalbim ciz ediyor. Hele hele zihinsel engellilere daha bir üzülüyorum… Mahcup oluyorum, utaniyorum engelli degilim diye o insanlar görünce. Yüzümü çeviriyorum, bakamiyorum… Bu kadar… Sadece bu kadar… Elimden bir sey gelmiyor. Oturmusum klavye basina ahkam kesiyorum. Anca ahlayip, vahliyorum. Nede olsa aglamak bedava. Ona buna laf ederken kendimi es geçebilecek kadar hiyar degilim ama… Ve soruyorum kendime, sen ne yaptin? diye… Hiç… Elimden bir sey gelmiyor diyebilirim cevaben ama… Ama suali soran ben, onada cevaben sunu diyor: ‘Bir sey gelmeyen ellerine ediyim Ankakusu’…
Iste bende Fuzuli’nin fuzuli, daha dogrusu toplum için ha varligi ha yoklugu diyebilecegimiz, insanlar için bir kalkan olmus sözü yineliyorum… Konussam faydasi yok, sussam gönül razi degil…
ZAMAN ASIMINA UGRAMIS ADALET…
Biliyor musunuz, depremde kalitesiz evleri yapan bir kaç müteahhitin davasi zaman asimina ugradi…  Aldiklari onca can yanlarina, ne desem bilmiyorum ama, kar kaldi… Peki bu kimin umurunda? Hiç kimsenin… Sesler yine ciliz… Nedir bu zaman asimi ya? Bu nasil bir seydir? Ölenlerin hesabini kim verecek?.. Hayir binalarimiz, Zeytinbrunu’nda oldugu gibi, depremsiz bile yikiliyor… Bunlarin hesabi zaman asimina ugrayacaksa… Vah adaletim vah…
Peki ya haklarinda 90 yil hapis istenmis çocuk pornocularinin 6 ay’da serbest kaldigini isittiniz mi? 90 yil isteniyor, 6 ay’da yatip çikiyorlar… Ilginç… 90 yil istenebildigine göre Ceza Kanununda bir problem yok… Hele hele Bati ile kiyasla çok iyi… Nitekim Avrupalilar sübyancilara, çocuk pornocularina verilen hafif cezalardan yakinip duruyor. Hakikaten çok hafif cezalar aliyor bu serefsizler. Ama en azindan cezalarini çekiyorlar. Bizde oldugu gibi 90 yil istenip 6 ay’da çikmiyorlar…
Bu nasil hukuktur? Bu nasil adalettir? Bu nasil devlettir? Ben böyle hukukun, ben böyle adaletin, ben böyle devletin gözünü siviyim… Bakin seviyim degil, siviyim… Siviyim diyince daha bir samimi oldum sanki… Sizce? Anladiniz, anladiniz demek istedigimi… Iste dedim ya oturmusum köseme ahkam kesiyorum…. Ama dedim size degil mi?
Konussam faydasi yok, sussam gönül razi degil…

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.

Bu sayfanin toplam okunma sayisi. 2203
Bu sayfayi $u anda okuyan ki$i sayisi. 1
Bu sayfayi ayni anda okuyan en cok ki$i sayisi. 3
Bu sayfanin bugune ait okunma sayisi. 0
Bu sayfanin en son okunma tarihi. 2008-05-17 09:39:05
Toplamda en cok okunan yazilar. Bugun en cok okunan yazilar. Bu ay en cok okunan yazilar. Bu hafta en cok okunan yazilar. Gecen hafta en cok okunan yazilar. Toplamda en cok okunan sayfalar. Bugun en cok okunan sayfalar.