02.19.07
Bosna Sevdasi -4-
Yazan: Ankakusu
Efendim, üç hafta boyunca sevdami anlattim bitiremedim. Simdi sevdamin en büyük yareni olan adami anlatacagim. Bosnaklarin ‘Bilge Kral’ dedikleri Aliya Izzetbegoviç’i… Aliya Izzetbegoviç 8 agustos 1925 günü, Bosanski Samac’ta dünyaya gelmistir. Dedesiyle ayni adi tasimaktadir, ki dedesinin hanimi yani babaanesi Üsküdarli Sidika hanimdir. (bazi kaynaklar annesinin Türk oldugunu söylesede bu dogru degildir.) Aliya Izzetbegovic dogduktan iki yil sonra ailesi Saraybosnaya tasinmis. Dedesi askerdeyken tanismislar, neyse. 6 yasinda Kuran kursunu baslasmistir. Ikinci Dünya Savasi sirasinda ‘Genç Müslümanlar’ yani ‘Mladi Musulmani’ örgütünü katildi. Bu örgüt savas esnasinda olusmus olan iki cephedende degildi. Iki tarafida benimsemiyordu. Savas sonrasi Josip Broz Tito tarafindan sürgün edildi. 24 yasinda ülkesine döndükten sonra egitimine devam etti. Saraybosna üniversitesinden ise 1956 yilinda hukuk mezunu olmustur. Uzun bir süre avukatlik yapmistir. Ve bir insaat firmasinda yöneticilik yapmistir.
1970 yilinda ‘Islam Manifestosu’ veya ‘Islam Deklarasyonu’ ile dikkatleri tekrar üzerine çekmistir. Bu kitap basta olmak üzere, ir kac sebeple 10 nisan 1983 yilinda 12 arkadasiyla yargilandi.
Yargilanma nedenleri ise;
- Komünizmi Islama tehdit olarak dile getirmeleri,
- Bagimsiz müslüman kimligi yaratma tesebbüsleri,
- Sirp ve Hirvatlari Bosna Hersekte yok etme çabalari,
- Baskalarini, dini sömürerek, Islami silahli bir örgütün kurulmasina tesvik etmek…
Tabi bu suçlamalarin, yargilanma sebeplerinin ne kadari yerindedir orasi meçhul… Ama Aliya dava arkadaslariyla beraber 14 yil hapse mahkum olmustur. Cezasi sonra 11 yila indirilmistir. Lakin 1989 yilinda Yugoslavya dagilma sürecine girerken af edildi ve serbest kaldi. Ayni yil arkadasi Fikret Abdiç ile Demokratik Eylem Partisini (Stranka Demokratske Akcije) kurdu. 1990 yilinda ‘Islam Manifestosu’nu tekrar bastirdi. 1990 seçimleri sonrasi bir Hirvat partisi ile koalisyon hükümeti kurdu. Bir yil boyunca Bosna Hersek Eyalet cumhuriyetinin cumhurbaskanligini yapti. Savas kopmadan önce eski dava arkadasi Fikret Abdic, Aliya Izzetbegovic’ten bagimsiz olarak Sirplarla çevrili memleketinde Bati Bosna devletini ilan etti. Bugün bilhassa, Bihaç bölgesinde, bir zamanlar 50 000’e yakin sempatizani oldugu söylenmekteydi. Sevenleri ‘Babo’ yani ‘baba’ diyormus. Hakkinda olumlu, olumsuz bir çok dedikodu mevcuttur. Neyse bu ilani pek bir sey ifade etmedi.
Savastan önce Bosna Hersek te Bosnaklarin destekledigi, Bosnali Sirplarin boykot ettigi bir referandum sonrasi 3 mart 1992’de Aliya Izzetbegoviç Bosna’nin bagimsizligini ilan etti. Ve sonra o malum savas basladi. Aliya Izzetbegoviç Bosnali Hirvatlardan gördügü destegi kaybetti. 14 aralik 1995 yilinda Bosnaklar adina Dayton-anlasmasini imzaladi. 1996 yilinda tekrar Bosna’nin, bu kez bagimsiz Bosna’nin, cumhurbaskani seçildi. 2000 yilina kadar bu görevde bulundu. Bati’nin ikiyüzlülügünü, çekilmesine gerekçe göstererek, bununla bu görevi yapamaycagini ileterek, bu görevinden geri çekildi. Savas suçlari mahkemesine Bosnali Sirp ve Bosnali Hirvatlarin gayret ve isteklerine ragmen yargilanmasina gerek görülmedi. Halida Repovac ile evlenmis olan ‘Bilge Kral’in üç çocugu olmustur.
19 ekim 2003 günü, düsmesi sebebiyle iç kanama yasayarak hayata gözlerini yumdu…¼br />
Geride eser olarak ‘Islam Manifestosu’ yaninda, ‘Dogu ve Bati arasinda Islam’, ‘Tarihe tanikligim’ ve ‘Özgürlüge kaçisim’i birakmistir. Bunun yaninda hakkinda bir kaç Türkçe kitap yayimlanmistir. Hiçbir eserini okumadim bu büyük adamin. Çok merak ettigim ‘Islam Manifestosu’nu Ingilizce olarak ancak bulabildim…¼br />
Aliya Izzetbegoviç Türkleri çok seviyordu. Hatta kendimi sadece Saraybosna ve Istanbul’da evimde gibi hissediyorum demistir. Ailesi bildigim kadariyla hala Türkiyede ikamet etmektedir. Saglam bir kaynaktan bulamasamda söyle bir seyler anlatilir merhum Turgut Özal ile aralarinda geçen:
Efendim, bir gün Aliya Izzetbegoviç Turgut Özal’a sormus kaç Bosnali var Türkiyede diye… Turgut Özal cevp vermis 70 milyon diye… (artik o zamanki nüfusumuz kaç ise) Bunun üzerine ‘Bilge Kral’ cevap vermis;
O zaman Bosnada 4,5 milyon Türk var…
Turgut Özal’i kimse pek begenmez. Oysa Bosna için çok sey yapmis, yapmak istemistir. Nitekim Aliya Izzetbegoviç’in ölüm döseginde bile Turgut Özal için dua ettigi dava arkadasi Bosnak milli sairi Cemalletin Latiç tarafindan iletilmistir. ‘Müslüman ülkelerinin derli toplu tavır almasının tek sebebi de Özal diplomasisi idi. Aliya ile kardes gibiydiler. Aliya onu hep hayırla yad etti’ diyor Latiç…
Aliya daima Osmanli gibiydi… Osmanlinin bugüne yansimasi idi… Tüm Bosnalilar, bakin Bosnak demiyorum, üzüldü, agladi ölümüne… Öyle ya onun atasi degil miydi, orjinali bir kilisede bulunan, 28 mayis 1463 günü su Bosna Fermanini yayinlatan:
‘…Ben ki Sultan Mehmed Han’im, halkimin tamamina ve devletimde üst düzeyde bulunanlara málum olsun ki, isbu fermanimla Bosna rahiplerine lûtfumu arttirip yeri ve gögü yaratan Allah’in hakki için, ulu Peygamber hakki için, yüz yirmi dört bin peygamber hakki için ve kusandigim kiliç hakki için söyle buyurdum:¼br />
Bu kisilerin yasadiklari yerlere ve kiliselerine kimse mani olmayacak, sikinti vermeyecek ve herkes yerinde kalacaktir. En basta yüce hazretim bulunmak üzere vezirlerimden ve kullarimdan ve halkimdan hiç kimse bu kisilere, canlarina, mallarina ve kiliselerine taarruz etmeyecek, onlari incitmeyecek; yabancilarin buraya yerlesmek üzere gelmelerine karsi çikilmayacaktir.¼br />
Yukarida bahsi geçen kisiler için himmet buyurup lûtfettigim bu fermanimda yazili olanlara muhalefet etmeyenler bana iyi bir sekilde hizmette bulunmus ve emirlerime uymus olacaklardir. Milodraz’da, 1463′ün 28 Mayis’inda yazildi ’
Iste o dönemde bile bu fermanlari yayinlayabilen bir geçmisin aynasidir Aliya… O Hersekzade Ahmed Paşa, Damad İbrahim Paşa, Sokullu Mehmed Paşa, Lala Mustafa Paşa , Malkoç Ali Paşa, Lala Mehmed Paşa, Derviş Mehmed Paşa , Kara Davud Paşa, Hüsrev Paşa , Topal Recep Paşa , Salih Paşa, Sarı Süleyman Paşa, Damad Melek Mehmed Paşa’latin torunudur…
Tüm Bosnalilar aglamasinda kimler aglasin? Tüm Türkiye aglamasinda kimler aglasin? Tüm Islam alemi aglamasinda kimler aglasin? Tüm dünya aglamasinda kimler aglasin?… ‘De te nija Alija’ ile ugurladilar onu… Hiçbir kelimesini, Aliya hariç, anlamiyorum ama o kadar hüzünlü ki… Su satirlari yazarken onu dinliyorum… Yazdiklarimla o bambaska diyarlara götüren sarkinin yüzünden mi gözlerim nemli, bilmiyorum…
Aliya Izzetbegoviç neden Bilge Kral denmis, bu lakap nereden bulunup söylenmis bir fikrim yok ama bu Kral bölümü tam oturmamis Aliya Izzetbegoviç’e… O kral degildi… Kuldu… Halkinin, milletinin ve tabi ki Allahin kulu… Islami gösteris amaçli degildi… Samimiydi… O hakiki bir mücahitti… Avrupa’da son Hilal’in temsilcisi idi… Sehitlerin yanina gömülmek istedi… Öylede oldu… Basçarsi’nin 100 metre ilerisinde simdi… Üstüne atasai Fatih Sultan Mehmet’in kabrinden alinan toprak serpildi… Iste bir efsanede böyle yok oldu, gitti… Islam dünyasinin çogu liderlerinin aksine o adam olan bir liderdi…
Tek tesellim cenaze töreninin kanallarimiz tarafindan canli yayinlanmasi idi… Çok üzülmüstüm ölüm haberini aldigimda… Tipki Bosna yaniyor denildiginde bagrimin, içimin yandigi gibi… Bosna yaniyordu… Yandikça içimi yakiyordu… Hala çözemedim… Oysa küçücük bir çocuktum savas sirasinda… Iste yine o garip his olusmustu ölüm haberini aldigimda… Bir baktimda son paragrafa, anlatamamisim galiba anlatmak istediklerimi… Anlatamamda… Ugrasmayacgimda o yüzden…
Ölmeden önce son görüstügü lider Recep Tayyip Erdogan idi… Erdogan’a Bosnayi Türkiye’ye emanet ediyorum demis… Bize… Baskasina degil… Ah Aliyam ah… Sen rahat uyu yeter… Bu vasiyeti vakti geldiginde yerine getirmek borcumuzdur… Borcumuz olmustur…
Ya su son paragraf aklima Bosna’da yasanmis baska bir olayi aklima getirdi. Hemen ileteyim… Zenica’daki Türk Taburu’nun komutanları, belediye Başkanlığı’ndan aldıkları müsaade ile, şehrin en büyük salonunda kültür faaliyetleri ve sosyal programlar uygulamaya başlamışlar. Bu faaliyetler sırasında sivil giyinen askerlerimizle çevre halkı bir anda kaynaşmış. Salon dolup taşmaya başlamış.
Rağbeti gören ABD Asker” Birliği’nin komutanı, derhal benzer bir faaliyet için haftanın bir günü aynı salonun tahsis edilmesini istemiş Belediye Başkanı’ndan… Başkan soğukkanlılıkla karşılamış bu isteği… ‘-Kirasını ödemeniz kaydıyla tahs”s ederiz salonu…’
‘-Kira kolay, ne kadar?’
‘-1 gün için 40 bin dolar’
‘-Ne diyorsunuz, çok yüksek!.. Türkler’e pahalı gelmiyor mu, ödeyebiliyorlar mı bu bedeli?’
‘Sayın Komutan, pahalıya mı mal oldu, yoksa ucuza mı bilemem… Çünkü Türk Askeri bu bedeli tam 400 yıl önce ödedi!..’
Kimse adina konusmuyorum ama ben yine o insanlar ugruna bedel ödemeye hazirim… Tipki 400 sene önce atalarimin yaptigi gibi… Inanin bana Bosnaklar, her anlamiyla, bize Orta Asya’daki Kazaklardan daha yakindir… Bosna Dayanisma Grubunun ve buna benzer olusumlarin hiç eksik olmamasi diliyorum ülkemde… Ben ömrümce onlarin ‘gospodina’siyim… Yoldasiyim…
Aliya’nin ölmesiyle ‘Osmanlinin yetimleri’, ‘Fatih’in evlatlari’ daha bir yetim kaldi… Bosna ise Aliya’dan bize vasiyet kaldi…
¼br />
Bosnakça kaptamak istiyorum bu yaziyi ve dört sayi sürmüs olan yazi dizisini…
Turska je uvjek svamma!..
Allahimanet…
(Tüm Bosnak arkadaslarima, dostlarima bu yazi dizisini yazmama bilmeyerek vesile olduklari için tesekkür ediyorum. Onlarin biri olan Goran Sendula hariç hiçbiri bilmiyorum bu yazilarimi. Goran’a ve babasina bilhassa bu son yazidaki katkilarindan dolayi ayrica tesekkür ediyorum… Diger dostlarim tesekkürümüde hiç bilmeyecekler ama o zamanda içimde bu yazi dizisi daima eksik kalacak… Sevgiler, saygilar…)