12.24.06
Bilmiyorum Kızları
Yazan:addicted to pain
Konumuz kızlar…Ve tabiki böylesine’toplumsal bir yara’ya temas etmemizden ötürü bu konuyu derinlemesine işlememiz daha mantıklı olacaktır.
Binbir çeşit kız var şu dünyada;sevecen,alıngan,seksi,dominant vs…Bu nedenle sınıflandırmak şart.Omurgalılar, eklem bacaklılar, memeliler, daha dik memeliler, otçullar,etçiller,etine dolgunlar falan diye de olur ama biz mevzuyu daha genel bir şekilde ele alalım.
En bayağı haliyle kızlar 3 e ayrılırlar;
1-Evet kızları
2-Hayır kızları
3-Bilmiyorum kızları
BÖLÜM I: EVET KIZLARI
Halk arasında ‘polianna kızları’ olarak da bilinen bu tipler, eşi benzeri bulunmayan,inanılmaz derecede uyumlu,sevecen,
iyimser,olumlu,ilgili kimselerdir.Yani hep arayıp da bulamadığınız kızlardır bunlar.Bunlardan şahane arkadaş olur,
kanka olur,oda arkadaşı olur ama sevgili?
-merhaba
-merhaba(sıcak bi gülümseme)
-ögrenci misiniz?
-evet
-size daha önce çok tatlı olduğunuz söyleyen oldu mu peki?
-hhiihi evet
-benimle çıkar mısın?
-evet
-burda oturup çay içeceğimize bize gidip sevişelim mi?
-evet
Çok çaba harcamadan,herşey çok hızlı gelişir.Sevişmek istediğinizde sevişirler ki bu en belirgin özelliklerindendir.
Bir ‘evet kızı’ndan asla ” başım ağrıyo bugün olmaz git başımdan” hiç havamda değilim” dur ferhat zaten canım
sıkkın bi de sen başlama nolur” gibisinden mazeretler duymazsınız.bunun sebebi ileri derecede kevaşe olmaları
değil aksine sizi mutlu etmeyi,sizin iyiliğiniz için herşeyi göze almayı kendilerine görev edinmiş melek ruhlu
insanlar olmalarıdır.(melek ruhlarından yararlanıp ‘kanat omuza’ yapmak isteyen fırsatçı kimseler yok mudur?vardır tabi)
Çok canınız sıkkın olduğunda bile enteresan bir biçimde ‘üzerime gelme’ deyince gelmezler.
-aşkım neyin var?
-yok bişeyim nazlı
-ama canın sıkkın gibi sanki biraz?
-yok bişeyim dedim
-anlatmak ister misin canım?
-hayır! Hiç sırası değil şimdi nolur.Beni yalnız bırak
-peki
-?!?(nası yani?)
Hakkatten ne diyorsanız onu yaparlar.Ama gelgelelim bir ‘evet kızı’na aşık olmuş,hayatının kadını yapmış,yere göğe
sığdıramamış tek bir canlı erkeğe ratlayamazsınız.Asla bir ‘evet kızı’ için sabahlara kadar içip gecenizi gündüzünüze
katmazsınız.aşık olamazsınız çünkü o size o kadar çok aşık olmuştur ki,size aşık olacak bir yer kalmamıştır artık.
(bunlar zaten oda sıcaklığında aşık halde bulunurlar)sizi o kadar çok özler ki sizin onu özlemenize asla mahal
vermez.Zaten çok geçmeden bir ‘evet kızı’ sizin istediğiniz herşeyi harfiyyen yapmasına karşın ‘eski sevgililer
atlası’ndaki yerini alır.Arkasından ”çok iyi kızdı ama yok abi bana göre değildi” dersiniz bir de utanmadan.
(Gıcık kaparsınız)
Yani ‘rüyalarınızın kızı’na tahammül bile edemezsiniz.
BÖLÜM II : HAYIR KIZLARI
Bir hayır kızı bir ‘evet kızı’ndan çok daha çekici ve etkilidir hayatınızda.Çok daha kalıcı izler bırakırlar.
Çünkü herşeye hayır derler ve gerçekten de ulaşılamaz olması bir insanı çekici kılar.Bir ‘hayır kızı’na aşık olunabilir
rahatlıkla.Onu elde etme çabası bu işi zevkli kılan şeydir zaten.Çağrı atarsınız atmazlar,mesaj atarsınız kısa cevaplar verirler.
Jestler yaparsınız, tavşanlar alırsınız,hiçbir kızın dayanamayacağı iki küçük tatlı civciv alırsınız ama nafile.
Hiçbiri bir işe yaramaz.
Bir sabah uyandığınızda artık oyun oynamaya mecalinizin kalmadığını farkedersiniz.Güneşin doğmaya pek niyetli
olmadığı bir gece vakti,fonda Orhan Baba’dan ”ben zaten her acının tiryakisi olmuşum” çalarken, bir duble rakının son
fırtında ‘hayır kızı’nı afiyetle boğar ve bu sevdadan vazgeçersiniz.9.raundda nakavt olursunuz.Belki uzun zaman sonra
ismini hatırlar ”keşke olsaydı,zamanında peşinden çok koşmuştum” dersiniz biter gider.
BÖLÜM III: BİLMİYORUM KIZLARI
Ördek gagalı onventürleri bilir misiniz?Bilmezsiniz herhalde.Ben de bilmezdim,belgeselden öğrendim.Bir ördek gagalı
onventür,bir ördeğe o kadar benzermiş ki bu konuda uzman olan biri bile kolay kolay bu ikisini ayırt edemezmiş.Ama kesin
olan bir şey varmış ki ördek gagalı onventür kesinlikle ördek değilmiş.Onventürmüş işte.Bambaşka bir hayvan.
Bilmiyorum kızları’nı da bir süre boyunca hayır kızlarından ayırmak mümkün değildir.Onlara da dünya kadar jest
yaparsınız,uğraşırsınız,didinirsiniz ama tık yok.Yine tam ümidi kesip orhan baba eşliğinde rakıyı yudumlayacaksınızdır ki
bir telefon sesiyle irkilirsiniz.Mesaj gelmiştir ve gönderen kişi bilmiyorum kızından başkası değildir.
“neden bilmiyorum ama bugün seni çok özledim”
İşte tam burası bilmiyorum kızı ile hayır kızının ayrıldığı ince çizgidir.Bu mesajı almanızla birlikte,’ ben zaten her
acının tiryakisi olmuşum’ şarkısının yerini ”hoplayıver çekirge zıplayıver çekirge bıdı bıdı bıdı çekirge” şarkısı alır.Bulutların üstüne uçarsınız.
Onu unutmak için bitirdiğiniz boş rakı şişesi çöpe gider ve rüstem amcaya borç yazdırıp aldığınız kutlama rakısı masaya gelir.
O gece eşe dosta,yakın arkadaşlara haber veririlir,halay çekilir vesaire.Bundan sonra mükemmel bir hafta sizi beklemektedir.
Sanki kızın başına birşey düşmüşcesine olumlu ve anlayışlı davranmaya başlar.Herşey tıkırında giderken (ki siz bu ara evlilik hayalleri bile kuruyor olabilirsiniz kendi kafanızda) beklenmedik bir darbe gelir.
” ya hüseyin bilmiyorum ya,yani tamam senle çok iyi vakit geçiriyorum ama eksik olan birşeyler var,sanırım hazır
değilim ben,özür dilerim,kendine iyi bak bye”
İşte kaynar sular dökülmeye başladı bile başınızdan aşağı.Lahavlevela dersiniz,ya sabır dersiniz ama yok.Fayda etmez.
Ne bir kavga,ne bir tartışma ne de ufacık bir sorun vardır ortada ama işte bilmiyorum kızı tabiatı gereği gıcıklık yapar.Çileden çıkartmak onun ta doğumunda ettiği bir yemindir.Görev edinmiştir bunu kendine.Mutluluktan bulutların üstüne çıkarıp,akabinde hüsrandan yerin dibine vurdurur ki sizi,ivme kazandırıp canınızı daha çok yaksın.İsyanlar, ağlamalar,
sızlamalar,alkolün dibine vurmalar başgösterir.
Bu da çok uzun sürmez bilmiyorum kızı çok stratejik bir zamanda geri gelir kendiliğinden.(yani tam unutmaya
yeltenirsiniz o sıra işte)Çünkü bu kızlar prensip olarak ‘vur kaç’ taktiğini kullanırlar.Bir çeşit gerilla gibidir bunlar,önce vurup sonra kaçarlar.
Yok dersiniz gurur yaparsınız falan ama nafile.Zaten meyillisinizdir ona karşı.Gardınızı çok tutamaz salıverirsiniz.Bilmiyorum kızları asla kendilerini unutmanıza izin vermezler.Zaten çalışma prensipleri budur.
Çıkmaya başlayıp 6 yılı bir şekilde geride bıraksanız dahi değişen pek bir şey olmaz.Her gidişinde daha uzun süreli gider.
Bu sefer son dersiniz hop! çıkagelir birden.
-benimle evlenir misin?
-hönk?
-evlen benimle,bir ömür benle kal
-ne içtin sen?
-bişi içmedim bırak dalga geçmeyi,soruma cevap ver! Evlencek misin benle?
-ya verengül(bilmiyorum kızlarından aşırı nefret etmem nedeniyle onlara nazlı,fatma gibi takma isimler vermek haksızlık olur, en münasip olan isim budur) neden geldin bunca zaman sonra? Hani o kadar yalvardım yok dedin?
-ya ne biliyim anladım ki sen gerçek aşkımmışsın,ben sadece seni sevebilirim.Bunu anladım.
-yahu Verengül nerden anladın? Nasıl anladın? Malum mu oldu? Vahiy mi geldi?
-ya ne biliyim birden kafama dank etti işte (bakın bu dank etme kısmına dikkat edin tamam mı?)
-alla alla.E iyi peki madem senin dediğin gibi olsun.Ama benim çok güvenim kalmadı sana Verengül,yani çok incittin beni zamanında biliyosun.
-ya biliyorum sedat ama onlar geride kaldı,çocuktuk o zaman,ne istediğimizi bilmiyoduk,artık ikimizde büyüdük,ben seninle ölmek istiyorum,ne olursa olsun,şikayet etsem de hep hatalarından yakınsam bile seni bırakamam.Sen de beni bırakma olur mu?
-(içinizden töbe yarabbi bunu cin çarpmış kesin dersiniz) iyi peki madem bu kadar kararlısın başlayalım,dediğin gibi olsun.
-ya böyle isteksiz konuşma sedat! Bak yemin et,beni bırakırsan birgün öldürürüm seni tamam mı? Anladın mı?
-(dumur mode on) tamam güzelim tamam sakin ol! Tamam geçti canım.
böylesine etkili ve inandırıcı bir konuşmadan kısa bir süre sonra,yine ortada ne bir tartışma ne de başka bir pürüz varken;
“bak ben yapamadım yapamıyorum,sana dokunamıyor hayal dahi edemiyorum.Yaparım sandım ama yok olmuyor,sana sahte davrandım,
yapıyormuş gibi yaptım ama yok aşk bitmiş.Bunları söylerken bundan sonra birbirimizi yok sayacağımızı bilerek ve cesaret ederek söylüyorum.Bana ne söylersen söyle çünkü seni duymicam bundan sonra”
Ahanda şalter burda kopar.bu durumda yapılması gereken şey,ağlamak sızlamak,yakınmak,yalvarmak değildir.aksine çok sakin ve metanetli bir biçimde bilmiyorum kızının bulunduğu şehire bir bilet alınır.İkamet ettiği haneye girilir “gel canım,gel bitanem,seni anlıyorum,demek yapamıyosun,bunu anlayışla karşıladım.Hani bana kafama ‘dank’ etti demiştin ya neden geldin diye sorunca? hah işte düşündüm ki senin kafana tam dank edememiş bişeyler,müsadenle yardımcı oliyim” diyerekten mevzu bahis şahsın kafası bir o duvara bir bu duvara itinayla DANK! ettirilir.Takribi 8 (isteğe göre 9-12 de olabilir) DANK! darbesinden sonra,bu
‘yürüyen sabır testi’ yaratık ibreti alem için bir meydana sıkıca bağlanır ki bir daha kimseye cinnet geçirtemesin.
Hatta genetik bir durum söz konusu olduğundan kişinin follopian tüplerini mermiyle doldurmak da oldukça akıllıca ve
ileriye dönük bir hareket olacaktır.
yapılacak en güzel şey,bir evet kızıyla evlenmek,zaman zaman aklınıza gelince hayır kızlarını ‘ahh keşke’ eşliğinde
anmak ve bilmiyorum kızlarına her fırsatta sövmektir.(söversiniz ama kızınıza bilmiyorum kızının adını verirsiniz)
Efendim bir haftanın daha sonuna geldik.Yalnız unutmayın ki bir ‘bilmiyorum kızı’na yukarıda bahsettiğim eylemlerden hiçbiri uygulanmamalıdır.O’na yapılacak en kötü şeyi yapmak en güzelidir; ’susmak’
önümüzdeki hafta bir başka şeye gıcık olmak dileğiyle…Esen kalın (hiç sevmem bu lafı da)
fallenangel said,
Aralık 29, 2006 at 08:40
herzaman acı çekmek istemediğini söyleyen insanlar nasıl olur da acının peşinden böyle koşarlar merak ediyorum…
bir yandan kendi hayatına giren “o kızlara” gıcık olurken arada arkaya dönüp bakmak gerekmez mi? evet, hayır ve bilmiyorum kızları… bunları hayatlarında nereye ne şekilde koyacağını bilemeyen erkekler?! onlara isim bile bulmak mümkün değil sanırım. öyle 3′e ayırmak falan… keşke o kadar az olsa çeşitleri…
birilerinin bir şekilde hayatına girmek, onun evet kızı, hayır erkeği, yok efendim karar veremedim bilmemnesi olup olmadığını düşünmek yerine bir kez olsun hesap tutmadan davranmak, cevap beklememek, kayıtsız şartsız, kalıplara sokmadan, kategorize etmeden değer vermek gibi yargıların hayatımızda değerli olmasını dilemekten başka ne gelebilir ki elimden..?
paylaştığın için teşekkürler.. yazılarını merakla bekliyorum…
PaRaDoX said,
Şubat 13, 2007 at 23:10
hatırlamıomusn experimental sınavına hazırlanırken çalıştıklarımızı joseph(yusuf) deneyleri ……biras sade olcak ama idare et canımda sıkkın zaten …. olay şu abi….ödülün ne zaman geleceğini bilen fare bir süre sonra bu işten sıkılır…odül gelmeden az önce ödülün geleceği yere gider ve ödülü alıp bi köşede sızar…(ewet kızları)…..ödül hiç gelemesse ne olacağını biliyoruz…(hayır kızları)….işte en can alıcı kısım …ödülün ne zaman geleceğini bilmeyen fare her an tetiktedir…gözüne uyku girmez…sürekli bekler ve tam ümidini yitirmişken bi anda ödül gelir…bi süre sonra tekrar ödül beklenmeye baslanır ama bu durum giderek bir bağımlılık yapar…(bilmiyorum kızları) not: bu arada bilmiyorum kızları yüzünden kronik soğuk algınlıgı baslamıs her usuttugumde belım agırıoo……kutuphane calısanlarına ve ilgileilere duyurulur….:) canın saolsun kardes iyi geceler
Tuzluk E-Dergi » Bilmiyorum Erkekleri said,
Şubat 25, 2007 at 22:24
[…] http://www.tuzluk.org/addictedtopain02 […]