Bilgi Sozluk'te ogrenmek istediginizden daha fazla $ey var!
Bilgi Sozluk
04.06.08
Posted in SAYI 30 at 13:22 yapan Satolina
SigaraKahveÇikolata
İki mum yanar gecenin koynunda
İki mum…
Sırtında bilenmiş bıçağın
Tenimde açtığı oyuklara damlatır yaşlarını
Der ki; “kendimi tüketişim
Ateşe sevdamdandır”
Bu yüzden dökülür
Döküldüğü yerde kurur
Şikâyetsizdir.
Yazinin devamini okumak icin tiklayin »
Permalink
Posted in SAYI 30 at 13:17 yapan Satolina
Ankakusu
35 sene geçmiş Aşık Veysel vefat edeli. Sivas’ın Şarkışla ilçesinde Sivrialan köyünde dünyaya gelmiş. 1894′te çiftçi bir ailenin, Ahmet Efendi’nin oğlu, Veysel Şatıroğlu olarak dünyaya gelmiş. Boz toprakların ortasında bir çalı dibinde. Göbeği taş ile kesilerek… Ve ben doğmadan yıllar önce vefat etmiş, 21 Mart 1973 tarihinde. Geride onlarca bilinen eseri bırakmış. İnsanın kalbine, gönlüne hitap eden onca eser.
7 yaşına geldiğinde gözlerinden birini kaybetmiş. Çiçek hastalığından dolayı… Kısa bir süre sonra ise diğerini kaybetmiş. 7 yaşında dünyası kararmıştır. Koşup arkadaşları gibi oynayamayacak, tarlada çiğdem toplayamayacaktır. Uzun ve ızdırap dolu bir ömür onu beklemektedir. Güneşi göremeyecek, toprağı göremeyecektir. Acaba, acaba ne düşünüyordu, nasıl bir hayat bekliyordu ? Üzgündü elbet. Hayatı sıkıcı olmalıydı… Ama bir gün… Ahmet Efendi elinde saz ile gelmiş eve. “Al” demiş… “Tut şunu…”
Yazinin devamini okumak icin tiklayin »
Permalink
Posted in SAYI 30 at 13:14 yapan Satolina
Angelus
Hiçbiriniz!
“Acınızı paylaşıyoruz” demeyiniz.
Şişeler dolusu kezzap içmediyseniz, Yazinin devamini okumak icin tiklayin »
Permalink
Posted in SAYI 30 at 13:11 yapan Satolina
Alchoburn
Kendi iç savaşım bitse belki dünyayla savaşıp kazanabilirim.
Hatalarımdan kurtulmadıkça nasıl doğrulara giderim ?
Adaletime verdiğim hesapta gizlenmiş çocuk ellerin
Çekip çeviren, dünyayı döndüren nedir ki ? Yazinin devamini okumak icin tiklayin »
Permalink
Posted in SAYI 30 at 13:06 yapan Satolina
Huni Delisi
Yahu kaç kere söyleyeceğim sevgili anne(m) şu tirbuşonumu (ki çok sayın ve sevgilidir) koyma dip köşeye. Bak yine muhabbet edesim geldi muhabbet kuşumda zaten yok ki hiç sevmem. Ayrıca stres atabileceğim bir akvaryum içinde Japon balığı beslemişliğimde yoktur. Gerçi cümle sanki stresi akvaryumla atıyormuşum gibi göründü ama mesaj kaygım olmadığı için bu yazımda ne anladığın beni çokta ilgilendirmiyor. Sevdiğim objeler arasında huniden sonra ikinci sırayı alır pek muhterem tirbuşonum. Yazinin devamini okumak icin tiklayin »
Permalink
Posted in SAYI 30 at 12:56 yapan Satolina
Abraxas
Sabahtan bu yana yağan kaçıncı yağmur emin değilim, güneşin göz kırpmak üzere hazırlandığı çok belli. Bulutlar paramparça. Mevsim kendini ruhlarımızda yaşatmaya başlayalı haftalar oluyor.
Baharın hormonsal etkisi damarlarımızda ufak bir titremeye neden olmakta zaman zaman; “Ah şu kız ne güzel kokuyor!”, “O ne be ? Lenstir o gözler, o kadar mavi olmamalı oğlum!”. Evet, sevginin, arkadaşlığın yandan yemişi, belki düşmanı, belki dostu aşktan söz ediyorum. Kavramlar önem kazandıkça mı kısalıyor, yoksa aşk’ın üç harfli olmasının başka bir sebebi mi var, bilmiyorum.
Yazinin devamini okumak icin tiklayin »
Permalink
Posted in SAYI 30 at 12:05 yapan Satolina
Salome
Anahtarı aldım, montumu giydim, baktım telefonum cebimde, para ve kredi kartı, çıktım evden. tek korumam kask, bindim, çalıştırdım, ısıttım ve gaz verdim. Kaldırımdan aşağıya indim, önce sağa sonra sola döndüm, çevre yoluna çıktım ve gazı açtım… Yağmur yağıyormuş sonradan fark ettim üşümeye başladığında bacaklarım, kayma tehlikem var, umurumda da bu defa. Temiz beynim, hiç alkol yok.
Yazinin devamini okumak icin tiklayin »
Permalink
Posted in SAYI 30 at 12:01 yapan Satolina
Serpens
Blacksoul’un ordusunda bölükler vardı. Her birinde aynı çeşitte ve aynı sayıda askerler vardı. Hepsinin başında da en acımasız komutanları… Bu bölüklerime büyücüler destekliyordu. Tüm gücüyle şehre doğru yürüdü. Ordu iki düz hattan ibaretti. Arkalı önlü yaklaşık on bin kişi kadar vardılar. Hepsi kana aç öldürmeye aç katiller…
Yazinin devamini okumak icin tiklayin »
Permalink
Posted in SAYI 30 at 11:49 yapan Satolina
Dum spiro Spero
Candost’a seslenmek istediğimde ağzımda bir bez parçası olduğunu ve üstüne kocaman bir bant çekilmiş olduğunu fark ettim, fark edene kadar bana rahatsızlık vermeyen bez parçası şuanda benim için çekilmez bir eziyete dönmüştü. Biraz hareketlenip Candost’un ilgisini çekmeye çalıştım ama yapamadım. O hala baygındı ya da benden önce veda etmişti bu pislik dünyaya…
Yazinin devamini okumak icin tiklayin »
Permalink
Posted in SAYI 30 at 11:42 yapan Satolina
Calamitycans
Hayaletler var evde, bir sürü hem de… Sarışın mavi gözlü hepsi… Birisi bürositin üstünde oturuyor, beni kucağına almış sarılıyor, belli aralıklarla öpüyor durmadan, bir yandan da bilgisayarda en sevdiği filmlerin fragmanlarını izliyor… Birisi kanepede. Bazen kucağıma yatıyor, bazen de beni yatırıyor kucağına, bir yandan televizyon izliyor…
Yazinin devamini okumak icin tiklayin »
Permalink
« Diger sayfa Project-Id-Version: WordPress 2.3.2 Türkçe dil dosyası
POT-Creation-Date:
PO-Revision-Date: 2008-02-05 15:43+0200
Last-Translator: Hasan Karaboga
Language-Team: WordPress Türkiye
MIME-Version: 1.0
Content-Type: text/plain; charset=utf-8
Content-Transfer-Encoding: 8bit
X-Poedit-Language: Turkish
X-Poedit-Country: TURKEY
X-Poedit-SourceCharset: utf-8
Plural-Forms: nplurals=1; plural=0;
Project-Id-Version: WordPress 2.3.2 Türkçe dil dosyası
POT-Creation-Date:
PO-Revision-Date: 2008-02-05 15:43+0200
Last-Translator: Hasan Karaboga
Language-Team: WordPress Türkiye
MIME-Version: 1.0
Content-Type: text/plain; charset=utf-8
Content-Transfer-Encoding: 8bit
X-Poedit-Language: Turkish
X-Poedit-Country: TURKEY
X-Poedit-SourceCharset: utf-8
Plural-Forms: nplurals=1; plural=0;